Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

ALCHEMIST’S CASTLE

Çırak diye kimi aldığınıza dikkat edin.

Sabırsızlığım nedeniyle çocuklu­ğumda Mario’nun yüreğimde açtığı yaraları hâlâ saramadım, platform oyunlarına hâlâ uzaktan bakıp hüzünle­niyorum. O yüzden bir hayli özlemişim bu türü, tam da kendime uygun bir oyun bulmuşum hem de.

Simyacının Kalesi’nde (oyun Türk ya­pımı, bayrakları astık haliyle) simyacının çırağısınız ve size ihanet eden simyacıyı arıyorsunuz ama aslında simyacının da günahı yok, garibim. Oyunun “tam da bana göre”olma sebepleri ise şu şekil­de: Bolca kayıt yeri mevcut ve dolayısıy­la kalıcı ölüm yok, yaratıklardan kaçmak kolay (yani savaşmanız gerekmiyor bile çoğu zaman) ve de bulmacalar beyin yakan türden olmamakla birlikte sıkıcı derecede basit de değil, özet olarak bi­tirmesi kolay bir oyun, zaten yapımcı da 2-3 saatlik bir oynanışı olduğunu belirt­miş. Tabii benim kadar beceriksizseniz 5 saat, zindan işlerinde gayet iyiyseniz 1 saat de sürebilir, size kalmış.

Ne kadar sürerse sürsün sıkmayan bir yapım yalnız, en önemli nokta orası. Bunu biraz keşfe dayalı olmasına bağlı­yorum. Harita sistemi bir miktar değişik ve bir kere gittiğiniz yere bazı yükselt­meleri aldıktan sonra geri dönmeniz gerekiyor çoğu zaman. Bu ve başarılı müzikleri dışında çok göze çarpan, daha önce görülmemiş bir çılgınlığı yok ama oyun 2,1 lira dostlar, insaf. Rahatlıkla 10 liraya sunulabilirdi gibime geliyor, özellikle kaç aydır incelediğim bağımsızlara da bakarsam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.