Battlefield

Battlefield V’le\e seri bir kez daha  İkinci Dünya Savaşı na geri dönüş yapıyor. DICE zamanında Battle1942 gibi efsanevi bir oyuna imza atmıştı ve bu sebeple bek­lentiler otomatik olarak zirveye çıktı. Bununla birlikte oyuncuların beğenisine sunulan ilk frag­man büyük tartışmalara yol açtı, hatta bir CD  fragmanı etkisi yarattı bile diyebiliriz. 2,5 mil­yondan fazla izlenen bu videoda beğeni sayısı 50 binlerde kalırken fragmanı beğenmeyenlerin sayısı 81 bini geçmiş durumda. Bu tepkinin ar­kasında da pek çok farklı ve sert eleştiri var, zira İkinci Dünya Savaşı tarihin en büyük ve en kanlı savaşı olarak geçmekte ve bu konseptte yapılan oyunların neredeyse tamamı bir ağırlığa ve yaşanan olaylara dair sadakate sahip. Wolfens- tein serisi bu konuda diğerlerinden ayrılsa da onun da kendi içerisinde bir tutarlılığı var tabii.

Ancak Battlefield Hteki kadın askerler, metalik ve biyonik insan uzuvları ve rengarenk cümbüşlü ortamlar oyuncuları etkilemeyi başaramadığı gibi önemli bir kitleyi de soğuttu. Sanırım bu noktada kişisel beklentiler ve önyargılar da devreye girdi, zira daha oyunu oynamadan “bu adam olmaz”diye kestirip atmak için hayalinizde yaşattığınız bir başka oyun olması gerekiyor.

Pek çok Battlefield hayranı gibi ben de DICE’ın Birinci Dünya Savaşı macerasından sonra daha bir özgür olacağı yakın geleceğe veya modern savaş konseptine dönüş yapmasını bekliyordum. Haliyle İkinci Dünya Savaşı biraz sürpriz oldu ve doğrusu fragmanı izledikten sonra ben de biraz burun kıvıranlardandım. Ancak kapalı alfayı oy- nadıktan sonra fikirlerimin önemli ölçüde değiş­tiğini söyleyebilirim. Battlefield V  serinin özünü korumuş ve aksiyonu yine doyurucu olmuş. Ha şunu da söylemeden olmaz tabii ki; görsel olarak her ne kadar fantastik olsa da BFTın üzerine kaplama çekilmiş gibi hissettiriyor.

Keza oynanıştaki bazı farklılıklar oyunun melasını bir nebze değiştirecek olsa da bambaşkaiyepyeni bir oyun gibi gelmiyor BFV. Bu hissiyatı Assa Creed oyunlarını ardı ardına oynayanlar ve bir ötesi FIFA serisini yıldan yıla oynayanlar çok anlayacaktır. Oyunun dinamiklerim değişti bazı yenilikler var ve yazının ilerleyen kı da bunlardan tane tane bahsedeceğim en nihayetinde Battlefield J’e WWII güncel gelmiş hissiyatından çıkamadım ben. Ülkem oyun fiyatlarının ışık hızında yükseldiğini de saba katarsak Battlefield V bizim için çıkar alınması gereken oyunlardan biri olacak mı? aşamada o hisse çok kapılmadım. Zat sinin son birkaç oyunu (BF3, BF4, BF1) birkaç sağlam güncelleme yemeden tam adam olmuyor (Battlefield Friendsln bu konu üzerine harika bir videosu vardı hatta). Tabii bu yorumları sadece kısa süreli oynama şansı bulduğum bir kapalı alfa sürümünün ardından yapıyorum, yanılıyor olma ihtimalim için kapıları açık bırakayım. Neticede sadece bir harita ve iki farklı oyun modunu tecrübe edebildim.

Battlefield-2
Battlefield-2

Kapalı alfanın amacı neydi?

Bu soruya”EA DICE yakın geçmişteki hatalarından ders almak istiyor”diye net bir cevap vermek istiyo­rum, ama biraz kendimi bolca da sizi kandırıyorum gibi geliyor böyle dersem. Zira BF1 ve Battlefront II için de benzeri alfa süreçleri oldu ancak oyunun ağ problemleri ve maç bulma sıkıntıları resmi çıkıştan sonra bile bir süre daha devam etti. Belki de seri üretimin sıkıntılarından biridir bu.

İlk alfada amaçlanan şey oyunun maç bulma sistemini test etmek, belli başlı hataları tespit etmek, bağlantı sıkıntılarını erkenden bulmak ve bunların önüne geçmek ve klasik olarak oyunun optimizasyo- nunu farklı sistemlerde görmekti. Zaten kapalı alfa sürümü sadece PC oyuncularına yönelikti, konsollar bu seferlik kel kaldı. Tabii bu teknik testlerin yanı sıra silahların ve araç-gereçlerin dengelenmesi de oyunculardan gelecek geri dönüşlerle belli olacak.

Bu süreçlere de artık herhalde hepimiz aşinayız. Düzenli güncellemelerle belirli silahlar ve teçhizatlar ya nerf’leniyor ya da güçlendiriliyorlar. Oyuncular bir meta oturttuktan sonra oyun sıkıcılaşmasın, tekdüzeleşmesin diye bu tip güncellemeler sık sık yapılıyor.

Oyunun senaryo moduyla ilgiliyse herhangi bir yeni açıklama yapılmadı, alfa sürümünde de bu konuda herhangi bir ipucuna rastlamadım. Yapılan tek resmi açıklama savaş hikâyelerinin bir kez daha karşımıza çıkacağı oldu. Bu da senaryo modunun BF/’deki gibi olacağına işaret ediyor diyebiliriz.

Batrlefıeld V’in oynanış farklılıkları ve “Grand Operaîions” Kapalı alfada ne yazık ki sadece bir harita bulu­nuyor. Arctic Fjord isimli bu harita Norveç’te geçiyor ve soğuk, karlı bir atmosfere sahip. Alfadaki oyun modlarından biri zaten bir BF klasiği olan“Conquest” modu, bu mod için herhangi özel bir yenilik dikkati­mi çekmedi. Klasik olarak rakibin kontrol noktalarını ele geçirip, onları elimine ederek biletlerini sıfırlama­ya çalışıyoruz.

Bununla birlikte yeni oyun modu “Grand Ope- rations” muhtemelen oyunun en öne çıkan modu olacak ve konsepti bir hayli keyifli bulduğumu da belirtmem gerekli. Bu modda operasyonlar günlere ayrılmış durumda ve her operasyonun kendi hari­tasına göre günler üzerinden hesaplanan bir süresi ve farklı konsepti var. Tabii günler dediğime bak­mayın, her gün aslında bir raunt desek daha doğru olur, gerçek 24 saatlik bir süreçten bahsetmiyorum 🙂 Arctic Fjord’da ilk günün operasyonu Airborne, ikinci günün operasyonuysa Breakthrough. Maçtaki maksimum oyuncu sayısı da 64 kişi, onu da arada belirteyim.

İlk Gün: Airbone

Operasyonun ilk gününde Ingiliz güçleri gece vakti paraşütlü birlikleriyle bölgeye bir taarruz düzenliyor, Almanlarsa bölgeyi savunmak ve bu taarruzu durdurmak için çabalıyor. Eğer Ingiliz tara­fını seçtiyseniz uçaktan ne zaman atlayacağınız size kalmış ancak Alman tarafının da uçakları patlatmaya çalıştığını düşünürsek bu uçaklarda fazlaca zaman geçirmemek gerekli.

Operasyonun ilk gününde Ingiliz güçleri gece vakti paraşütlü birlikleriyle bölgeye bir taarruz düzenliyor, Almanlarsa bölgeyi savunmak ve bu taarruzu durdurmak için çabalıyor. Eğer Ingiliz tara­fını seçtiyseniz uçaktan ne zaman atlayacağınız size kalmış ancak Alman tarafının da uçakları patlatmaya çalıştığını düşünürsek bu uçaklarda fazlaca zaman geçirmemek gerekli.

Airborne’da Ingiliz tarafındaysanız amacınız hari­tanın çeşitli yerlerindeki patlayıcıları toplayıp bunları Almanların koruduğu uçaksavar toplarına kurmak ve topları patlatmak. Tabii iş bombayı kurmakla bitmiyor, bir de patlayana kadar o bombayı korumak gerekiyor, zira Almanlar kurulan bombaları imha edebiliyorlar. Haritada dört tane top bulunuyor ve taraflardan biri bu topları belirli bir süre içerisinde yok etmeye, diğeri de bunun olmasını engellemeye çalışıyor. Operasyonun ilk gününde düşmana verdi­ğiniz kayıplar da diğer günlere yansıyor.

BFV\e oyuna gelen bir yenilikten de tam bu noktada bahsetmek gerekli aslında, zira oyuncular artık kum torbası siperleri ve makineli tüfek yuvaları gibi şeyler inşa edebiliyorlar.

Tabii Alman tarafındaki oyuncular da bu siperleri ve makineli tüfek yuvaları­nı genel olarak patlatılması gereken topların etrafına kuruyorlar. Araçların mühimmatları da sınırlı sayıda olduğu için bu siperlerin anlamı daha da artıyor aslında. Tankınızın toplarını siper yıkmaya mı harca­yacaksınız yoksa düşmanın kalabalık olduğu yerlere mi sıkacaksınız? Ya da düşman zırhlıyla savaşa mı tutuşacaksınız? Zırhlı aracın ateş gücünü artık doya doya değil stratejik ve daha dikkatli bir şekilde kul­lanmak gerekiyor kısacası. Alfanın bu aşamasında benim gözlemlediğim; patlayıcıların ve yıkım gücü olan silahların tamamı ana hedef olarak bu topların etrafına kurulan makineli tüfek yuvalarını hedef alı­yor. Zira bombayı kurmak için piyade gücü gerekiyor ve makineli tüfek yuvaları da bu taarruzlara en iyi dur diyen taktiklerden biri. Tabii ki duvar ve makineli tüfek yuvası dikmek için de kaynaklar sınırlı. Kafanı­za göre sağa sola siper öremiyorsunuz.

Bunlara ek olarak keskin nişancı oynamayı seven dostlar için kısmen kötü bir haberim var, ama bence aslında iyi bir haber de diyebiliriz. Düşman tespit etmek bir nebze daha zor ve uzak menzillerdeki düş­manlar eski oyunlardaki gibi bir anda mini haritada parlamıyorlar. Bence bunun en büyük artısı keskin nişancı oynamayı zorlaştırması ve yeni bir öğrenme eğrisini yanında getirmesi olacak. Recon sınıfı biraz da ele ayağa düşmüş olmaktan kurtulacak gibi. Ancak kapalı alfadan betaya, betadan tam sürüme neler değişir neler…

Alıştığımız Battlefield  dinamiklerini darmaduman edecek bir yeni özellikten de bahsetmek gerekli aslında. Artık yere düşen dostlarımızı kaldırmak için sıhhiyeci olmamıza gerek yok, her sınıf yerdeki takım arkadaşını kaldırabiliyor. Bu konuda da DICE’ı tebrik etmek gerekli, çünkü bu olayı birkaç nokta atışı dokunuşla güzel bir şekilde dengelemişler. Öncelikle diğer sınıfların yere düşen bir takım arkadaşını kal­dırması hem uzun sürüyor, hem de bu animasyona kilitlendiğiniz için kaldırma sürecinde korumasız kalıyorsunuz. Düşmana gafil avlanma ve kolay yem olma ihtimaliniz var. Üstelik diğer sınıflar tarafından kaldırılırsanız az bir canla ayaklanıyorsunuz. Bununla birlikte sıhhiye sınıfı kısa bir dokunuşla yerde acı çeken takım arkadaşlarına hayat verebiliyor ve bu oyuncular yerden sağlıklı bir şekilde kalkıyorlar. Ta­bii sıhhiye sınıfının takım arkadaşlarına sağlık çan­taları dağıttığını da unutmamak lazım. Bu konuda harika bir denge yakalandığını düşünüyorum.

Sıhhiyeden girmişken, yerde acı içinde kıvranan ve hayata tutunmaya çalışan takım arkadaşları­mızın yardım çığlıklarını duymak ve onları yardım için kıvranırken görmek de güzel bir detay olmuş. Ruhsuz bir mesaj ve mini haritadaki işaret yerine feryatlarla yardım çığlıkları duymak savaş atmosfe­rine kesinlikle katkı yapıyor.

Göze çarpan bir diğer yenilik de (ki zaten bu yeniliği fragmanda da görmüştük) oyuncu kont­rolünün geliştirilmesi oldu. Artık karakterlerimizle her bir yana yatarak ateş edebiliyoruz. Bu hareket özgürlüğünü yanlış hatırlamıyorsam Ghost Recon: Wildlands’\e tanımıştık, ancak Battlefield Hte çok daha stratejik ve kullanışlı olmuş. Yine DayZ’de de benzeri bir mekanik var ancak iki oyun da bu konu­da BFVin fiziksel özgürlüğünü veremiyor bence.

Ah tabii en büyük yeniliklerden biri olan el bombasını geri fırlatmayı da unutmamak gerekli. Alfadaki geri fırlatma animasyonu biraz yetersiz gibiydi, umarım bu halde bırakmazlar. CallofDuty oyuncuları için yanılmıyorsam CoD2den beri olan bu oyun mekaniğini geç olsa da seriye dahil etmeleri sevindirici. Birde bileğinize gerçekten hakimseniz el bombalarını havada vurarak patla­tabiliyorsunuz ve hatta bombalar havada biıbir- leriyle çarpışarak da patlayabiliyor, farklı yönlere sekebiliyorlar.

İkinci gün: Breakthrough Operasyonun ikinci adımı olan Breakthrough’sa bir sonraki günün sabahında geçiyor. İngiliz Kuvvet­leri kasabayı ele geçirmek için ilerlemeye başlıyor, Almanlarsa bu ilerlemeyi ne pahasına olursa olsun durdurmak için çabalıyorlar. İkinci gün operasyo­nundaysa sistem farklı bir şekilde ilerliyor.

İngilizlerin belirli bayrak noktalarını sırasıyla ele geçirmesi gerekiyor ve bunlar için de yine kısıtlı bir süre var. Almanlar kaybettikleri noktaları geri alabiliyorlar, ancak Alman cephesi de bilet sayısıyla Ümitleniyor. Bu sistemin en güzel yanı; taarruz eden tarafı gerçekten agresif oynamaya iterken, savunan tarafı da daha bir defansif mantali- teye sokması. EA DICE bu konuda da güzel bir do­kunuşla oynanışı tutarlı bir hale getirmeyi başarıyor diyebilirim. Üstelik Almanların ilk bayrak noktasıyla ikinci bayrak noktası arasındaki bölge iki taraf için de toplu katliam noktası ve kritik bir alan diyebiliriz. Harita tasarımı oyuna benzersiz bir dinamizm katı­yor. Tabii aynı haritayı tekrar tekrar oynadıktan sonra bu yenilikler ne müddet taze hissettirecek kesin bir şey demek mümkün değil.

Grand Operations modu haritadan haritaya farklı gün sayıları içerecek. Bazı haritalarda operasyonlar üç gün ve hatta dört güne bile varacak. Bununla birlikte yapılan açıklamaya göre şu an için dördüncü güne uzayan operasyonlar, aslında üçüncü günde bitmesi gereken ancak beraberlik sebebiyle dördün­cü güne uzayan operasyonlar olacakmış. Operasyon dördüncü güne uzarsa iki takımda da oyuncular sadece birer yaşam hakkına sahip olacak ve silahtan teçhizata, araçlardan araç silahlarındaki mermilere kadar her şey çok daha kısıtlı olacak. Hatanın telafisi­nin olmadığı uzatma dakikaları oynanacak yani.

Diğer haritalarda, diğer operasyonlarda kazananı ne tip bir oyun modu belirleyecek, yeni bir şeyler görecek miyiz merak ediyorum. Ama sadece bu hali bile ağzımı tatlandırmaya yetti. Şu an elim artık giriş yapamadığım oyun logosuna gitmiyor desem yalan olur.

Bağlantı kaynaklı çok sakat var…

Operasyonları öve öve bitiremedim ancak 19 Ekim’de raflardaki yerini alması beklenen bir oyun için fazlaca netcode sıkıntısı gördüğümü de belirtmem gerekli. “Dur be Yasin, daha alfasını oynadın” diyecek olan sevgili Oyungezerler’e de hatırlatmak isterim ki bu bağlantı sorunları BF/in alfasından çıkış sürümüne kadar devam etmişti. Yine yanılmı­yorsam BF4’te de benzeri sıkıntılardan mustariptik. Nedir bu sıkıntılar peki? Mesela oyunun maç bulma sistemi bizi bir sürü parametre üzerinden bir maça dahil etmek istiyor ama belki de bu parametrelerin biraz fazla olması sebebiyle bazen yanlış sunucular­da kendimizi bulabiliyoruz. Bu kısa sürede kendimi sık sık paket kaybı yaşadığım sunucularda buldum, bu konuda yalnız da değildim zaten. Oyun sizi se­viyenize göre oyuncularla eşleştirmeye çabaladığı için bazen ideal plngl alacağınız sunucu yerine + 100 ping alacağınız ama seviye olarak daha denk oyun­cularla dolu olan bir sunucuya düşürebilir.

Battlefield oyunlarından tam keyif almak için de bir ekiple oynamak bence şart. Bir ekibiniz yoksa bile doğrudan dâhil olduğunuz maçlarda radyo ara­cılığıyla kimyanızın harikulade uyuştuğu oyuncularla tanışabiliyorsunuz ancak o da nesi? Operasyonun ilk gününde birlikte ortalığı darmaduman ettiğiniz ekip ikinci güne geçiş sırasında otomatikman dağı­labiliyor. EA DICE bunun bir oyun hatası olduğunu ve kapalı betada bu hatayı düzeltmiş olacaklarını duyurdu neyse ki. Eh, kapalı alfanın da amacı bu gibi şeyleri önceden saptamak ve çözmek.

Türkiye’de yaşayan oyuncular olarak zaten her oyunda bağlantı kaynaklı problemler yaşıyoruz. Sunucuların uzaklığı, internet sağlayıcılarının sundu­ğu zayıf altyapılar ve EA’in de kendi sunucularının bir hayli dandik olması derken Battlefield Vmacerasının ilk etabı da bizim için sancılı geçebilir gibi. Umarım bu sefer farklı bir tecrübe yaşarız.

Battlefield Hin tadı her ne kadar damağımda kalmış olsa da detaylıca bahsettiğim sebeplerden dolayı biraz arada derede kalmış durumdayım. Serinin fanatiği değilseniz ilk çıkış döneminde oyuna atlamak yerine gözlemlemek sanki daha sağlıklı olacak gibi dostlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.