Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Dead Rising 4 inceleyelim

Yıllar sonra biz aynı AVM’ye döndüğümüzde ancak yeni dükkanlar görürüz. Frank West ise çeşit çeşit yeni zombiyle bir araya geliyor…

Aman yarabbi yine mi zombiler?” dediğiniz duyar gibi değilim, alenen duydum. Evet yine zombiler! The Walking Dead bir TV dizisi olarak hayatına son vermiyorsa, oyun sektörü de zombileri terk edecek değil. Zaten Days Gone geliyor daha; hiç heveslenmeyin bu akım bitecek diye…

2006 yılında aramıza katılan Dead Rising’in 2017 versiyonunda ise elbette başrol zombi- lerde ve onlardan bu rolü çalmak isteyen ünlü gazetecimiz ve zombi katilimiz Frank West de kontrolümüzde. İlk oyunun geçtiği Kolorado kenti Willamette’te yeniden bir zombi salgını olduğunu keşfeden Frank West, soluğu burada alıyor ve kaderiyle de baş başa kalıyor…

Noel arifesi

Meğer Willamette Memorial Mall tam da Noel vakti açılmamış mı? Daha müşterilerini bile kabul edemeden salgın başlamamış mı? Tüm kent zombiye dönüşmemiş mi? Hepsi olmuş arkadaşlar, boşuna Wikipedia’ya girmeyin.

Bu vesileyle de oyunun genelinde bir Noel havası esiyor. Oyun menülerinde Noel müzik­leri çalıyor, AVM ve mağazalar Noel temasıyla süslenmiş vs. Ortamın güzel gözüküp gözük­mediğine de karar veremiyoruz zira AVM’ye adım attığımız andan itibaren gözümüz sadece çeşit çeşit zombiyi ve toplanacak bin bir türlü eşyayı seçiyor.

Size peşinen dördüncü oyunda neler var ve neler yok, bunları anlatmak isterim. Şunu da ivedilikle bilmelisiniz ki DR4, artık çok daha kolay bir oyun. Benim gibi hayatta kalma oyunlarından uzak duran kişilerdenseniz hele, DR4’e bayılacaksınız. Oyunun zorluk seviyesinin bir hayli düşmüş olmasının en büyük nedeni, artık Frank West’in neredeyse bir ölümsüze dönmüş olması. Artık bir sağlık barına sahip olan Frank, etrafta kolayca bulunabilecek yiyecekler, ilaçlar ve sağlık paketleriyle anında iyileşebiliyor. Bir de “sağlığı zamanla yenile” yeteneğine puan basarsanız, sizden iyisi yok. Tabii buna ek olarak zombilerin artık çok daha az hasar veriyor olması da önemli. Eskiden iki zombiye yakalandık mı ölürdük; şim­diyse aralarından gülerek geçiyoruz.

Zorluğun düşmüş olmasındaki bir başka etken de zamana dayalı görevlerin ortadan kalkmış olması. Çoğunlukla zombiye dönüşmemiş olan kişileri kurtarmaya çalıştığımız görevlerde artık bir zaman kısıtlaması yok ve onları kurtardığımızda güvenli bir yere taşımak zorunda da değiliz. Her şey artık daha otomatik.

Bir başka zorluk düşüşüyle ilgili konu, artık Frank’in bomba, yakın dövüş ve menzilli silahları üç farklı bölümde değerlendirebilmesi. Yani tek hamleyle bomba atmak, ardından hedef alıp seçili silahınızla ateş etmek ve yakınınıza gelen bir zombinin kafasını balyozla ezmek artık hızlıca gerçekleştirilebiliyor ve bu da bence çok iyi verilmiş bir karar. Tüm bu kolaylaşmaya Exo Suit’imiz de eklenince işler hepten Frank’in lehine işlemeye başlıyor. Belirli bir süre kullanabildiğiniz Exo Suit’inizle kocaman silahları, tabelaları ve direkleri rahatça taşıyabiliyor ve önünüze geleni çim biçme makinesiyle dolanır gibi yok edebi­liyorsunuz. Exo Suit’inizin enerjisi bittiğinde de belirli noktalardan şarj etmeniz gerekiyor.

Peki bu bisikleti elektrikli testereyle birleştirsem?

Dead Rising‘in en orijinal yönlerinden biri farklı farklı eşyayı birleştirerek enteresan si­lahlara kavuşmaktı. Bu furya elbette DR4’te de devam ediyor. Hali hazırda bir AVM’nin içinde bulunduğumuzdan ötürü de bolca eşyayla karşılaşıyoruz ama durun, bir başka konuya atlıyorum.

Evet, oyuna bir AVM’de başlıyoruz fakat bir süre sonra kentin başka bölgelerini, dışarı­sını da gezme imkanımız oluyor. Buralar da elbette zombi istilası altında ama açık alanda olduğumuz için araç kullanmanın ve savaş makineleriyle zombi kesmenin çok daha eğlenceli olduğunu söyleyebilirim.

Silah konusuna dönecek olursak, yine silah­ların birleştirme işlemi için şemalar bulmamız gerekmekte. Pek de kolay bulunamayan şe­maları ele geçirdiğinizde de, normal silahlar­dan daha çok işe yarayan, enteresan cihazlar geliştirebiliyorsunuz. İşin güzel tarafı da artık malzemelerden birine sahipseniz ve diğeri yerde duruyorsa, bunu olduğunuz yerde, o diğer malzemeyi envanterinize eklemeden hızlandırmak adına bayağı bir konuya el atmış ve bence hiç de fena yapmamış.

Silah mevzusunu aynen araçlar için de değerlendirebiliyorsunuz elbette. Zaten oyundaki en saçma araç bile (Çocuk bisikleti misal.) zombilere zarar verebilmekte. Bir de bunları silahlandır­dığınızda, gerçek birer ölüm makinesi yapmış oluyorsunuz.

Poz ver bakalım

Fotoğraf çekme mevzusu da geri dönüş yapmış durumda. Eh, sonuçta Frank bir gazeteci…

Birçok zombiyi aynı kareye sıkıştırmak, canlı ve cansız zombileri aynı karede yakalamak, işin içinde aksiyon olması, farklı zombiler barındırması hep birer “kaliteli fotoğraf” öğesi. Çektiğiniz fotoğrafın kalitesine göre, anında bir değerlendirme yapılıyor ve buna göre tecrübe puanı (Prestige Point) ve para kazanabiliyorsu­nuz. Fotoğraflarda yüksek kaliteyi yakalamak da çok kolay olduğundan, kısa sürede tüm fotoğraf görevlerini tamamlayacağınızı bilmelisiniz. Fotoğraf makinemiz bir başka ufak işe daha ya­rıyor ve o da Batman’in detektiflik hikayeleri gibi, ipucu toplamak. Oyunun bazı bölümlerinde bizden ipucu toplamamız isteniyor ve fotoğraf makinemizin farklı modlarını (Gece görüşü, spectrum analizi vs.) da kullanarak bu ipuç­larına ulaşabiliyoruz. Bazı yerlerde engelleri aşmak için de fotoğraf makinemizi kullana­bilmekteyiz ama bu işlerin tümü, oyunun çok küçük bir bölümünü oluşturuyor.

Elbette oyunun bir multiplayer kısmı da var fa­kat buna uğramak ister misiniz, emin değilim. 4 kişiye kadar anlaşmalı olarak bazı bölümleri oynamanıza izin veren multiplayer kısmı, sizi farklı silahlarla oyuna başlayan karakterlerle buluşturuyor. Ana oyundaki gibi etrafı gezerek silahlarınızı geliştiriyor ve diğer oyuncularla bir skor mücadelesine giriyorsunuz. Silahların yerlerini bilmediğinizde hızla öldüğünüz bu modu ancak ve ancak oyunu tamamladıktan sonra denemenizi tavsiye ederim zira oyuna alışmamış kişilerin başarısız olma oranı çok daha yüksek. Diyeceğim şu ki DR4 ne çok iyi bir oyun, ne de bir gerileme. Oyun resmen olduğu yerde saymış durumda. Tüm DR oyunlarını oynadıysanız ve çok da beğenmiş değilseniz, bu oyunu bir kenara bırakabilirsi­niz. Hiç DR oyunu oynamamış olanlarsa bura­da olan biteni çok daha büyük bir heyecanla karşılayacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.