Dizüstü Bilgisayar Satın Alırken Sık Yapılan Hatalar

Dizüstü Bilgisayar Satın Alırken Sık Yapılan Hatalar şimdiye kadar birden çok dizüstü bilgisayar kullanmış olsanız ve hangi özellikleri aradığınızı tam olarak biliyor olsanız da, bunların hiçbiri sizi en çok düşülen hatalara karşı koruyamıyor. Burada bu hatalara düşmemeniz için bu hatalara dikkatinizi çekmek istedik.

Hepimiz muhteşem görünen bir ekranın cazibesine yenik düşebilir ya da üst seviye özelliklere kapılabiliriz. İşin kötü tarafı ise bu özelliklere çoğu zaman ihtiyacımız bile olmaz. Bu yazımız ile tam olarak bu konuyu hedef alıyoruz ve yem bir dızüstü bilgisayar alım sürecini olabildiğince sancısız atlatmanızı sağlamak istiyoruz. Buradaki hatalardan kaçınarak sizlerin simdi ve gelecekte ihtiyaç duyacağı özelliklere sahip bilgisayarları almanızı sağlamak istiyoruz. Tüm bu hedeflere ulaşırken aynı zamanda da bütçe hedefinizi asmamanız için elimizden geleni yapacağız.

Dizüstü-Bilgisayar-Satın-Alırken-Sık-Yapılan-Hatalar
Dizüstü-Bilgisayar-Satın-Alırken-Sık-Yapılan-Hatalar

Dizüstü Bilgisayar Satın Alırken Sık Yapılan Hatalar

Hata #1: Olabilecek en ucuz modeli satın almak

Piyasada her ne kadar harika özelliklere sahip uygun fiyatlı dizüstü bilgisayar modelleri bulunsa da, ucuz olmaları sizin işinizi görecekleri anlamına gelmiyor. Ayrıca cihazda olmasını beklediğiniz özelliklerin hiçbiri bu modellerde yer almayabilir. Bir örnekle durumu açıklayalım. Çift çekirdekli ve dört çekirdekli işlemciler arasında bir seçim yapmak istiyorsunuz. Aynı anda birden fazla uygulama çalıştıracaksınız fakat sırf biraz daha ucuz diye çift çekirdekli modeli seçtiniz. Elinizdeki sistem ihtiyacınıza göre güçsüz kaldığı için yaşadığınız zorluk sızı yem bir bilgisayar alana kadar sürekli zorlayacaktır.En ucuz modeli almak yerine öncelikle isinizi görecek cihazları belirlemeli, sonra bütçenize uygun olacak şekilde bu modeller arasında bir eleme yapmalısınız.

Hata #2: Çok fazla para ödemek

Dünyanın en iyi bilgisayarı, özellik ve donanım açısından tüm ihtiyaçları karşılıyor olabilir ama, bunların hepsine gerçekten ihtiyacınız var mı? İhtiyacınız olmayan ve olmayacak bir özelliğe para harcamak, geleceğe yatırımdan da öte sadece paranızı bosa harcamak oluyor.

herhangi bir cihaz sizi birkaç yıl götürecektir. Bu sebeple, sadece şimdiki ihtiyaçlarınızı değil, bundan birkaç yıl sonraki ihtiyaçlarınızı da tahmin ederek alışveriş yapmanız yararınıza olacaktır.

Hata #4: Portları ve uyumluluğu dikkate almamak

Maalesef bu devirde olsak da her dızüstü bilgisayar herkesin ihtiyaç duyduğu portlara sahip değil. Cok sayıda modern dizüstü bilgisayar, Dell XPS 13 ya da MacBook serisi, sadece USB-C portlarıyla geliyor. Eğer ihtiyacınız olan sey Ethernet portu ya da SD kart okuyucu ise bunlara sahip bir cihaz aramanız, bulamıyorsanız da adaptörlere harcanacak parayı en basta hesaba katmanız en iyisi olacaktır.

Hata #5: Mümkün olan en yüksek çözünürlüğü seçmek

4K çözünürlüğe sahip bir ekranla gelen taşınabilir bilgisayarınız, süphesız acayip keskin görüntüler sunacaktır. Bu durum harika bir deneyim sunsa da maalesef her zaman için en iyi olanı değildir.

Bu durumlardan ilki, küçük bilgisayar ekranlarının böylesıne yüksek bir çözünürlüğü gösteremeyecek olusudur.

İşler bu noktada daha iyiye değil, çözünürlükle ters orantılı şekilde hareket etmeye devam ediyor. 4K ekranlar, pille çalışan dizüstü bilgisayarınızın kullanım süresine de ciddi anlamda darbe indirmektedirler. Şarjı hemen biten ve sizi işinizi tamamlayamadan yarı yolda bırakan bir bilgisayarın ekranının ne kadar harika olduğu bizce önemsiz. Sizce?

Hata #6: Denemeden satın almak

2018 yılında ve internetten alışverişin her zamanki yükselişine devam ettiği bir çağda olsak da dizüstü bilgisayar, spesifikasyonlarından çok daha ötede bazı özellikler taşır. Bu özellikler arasında touchpad hassasiyeti, klavyenin hissiyatı, gövdesindeki ince detaylar ve çok daha fazlası yer alır. Bu özellikleri görmenin en iyi yolu birebir gidip dokunarak görmek olacaktır. Eğer cihazı deneyerek satın almanın hiçbir yolu yoksa, alışveriş yaptığınız çevrimiçi mağazanın sağlam bir iade politikası olmasına dikkat edin.

Hata #7: Boyut önemli değil demek

Boyut gerçekten önemlidir, özellikle de dizüstü bilgisayarlarda. Büyük ekranlı bir cihaz çalışmalarınız için daha geniş bir yüzey sunacak olsa da şimdiki teknolojiyle her zaman için daha ağır olacaktır. Ayrıca ekran boyutu, klavye ve touchpad boyutuyla da direkt olarak orantılı olduğundan 13 inçin altında bir cihaz, yazı yazma ve genel olarak tüm kullanımlarda sizi sıkışmış hissettirecektir.

Bu konuda çözüm basit: Eğer cihazınızı çoğunlukla evde kullanıyorsanız, dışarıdayken de arabanızla seyahat ediyorsanız 15.6 inçlik bir cihaz size iyi gelecektir. Eğer dizüstü bilgisayarınızı sırtınızda taşıyorsanız ama yine de profesyonel iş yükünün altından kalkabilmesini istiyorsanız 14-13,3 inçlik olanlar tam size göre diyebiliriz. Sürekli olarak seyahat ediyor ve bilgisayarda sıklıkla basit görevler gerçekleştiriyorsanız daha küçük ve hafif cihazlar size en uygun deneyimi sunacaktır.

Hata #8: Bir özelliğe aşırı odaklanmak

Özelliklere at gözlüğüyle bakar gibi tek noktaya odaklanarak bakmak, dizüstü bilgisayar satın alımında ciddi bir sıkıntı meydana getirecektir. Bu özelliğe odaklanırken diğer kritik yanları gözden kaçıran satın alıcı, yeni bir cihaz alana kadar sıkıntı yaşayacaktır.

Aklınızda bir taban özellik seti olması satın alım süreciniz için harika bir şey. Buna ek olarak mutlaka ihtiyacınız olan performansı ve özellikleri aldığınıza dikkat etmenizde fayda var. Bunları boş verip bir özelliği olabilecek en yüksek seviyeye taşımak, zarardan fazlasını getirmeyecektir.

Hata #9: Daha büyük bir cihaza ihtiyaç varken bir ultrabook seçmek

Ultrabook’lar, yani yüksek performanslı hafif bilgisayarlar son zamanlarda ciddi popülerlik kazandılar. Bu durumun da etkisiyle çoğu potansiyel bilgisayar müşterisi doğrudan bu türün kendilerine en uygun olanı olduğunu düşünüyor.

Problem şu ki, bu cihazlar herkese uygun değil. Örneğin Chromebook cihazlar hafif ve ucuz olmalarına karşın çok kısıtlı bir işletim sistemi ve dahili depolama kapasitesine sahipler. Windows ekosistemıne baktığımızda ise Microsoft Surface Book 2, profesyonel Office 365 kullanıcıları için harika olsa da ihtiyacınız olan şey MacOS ise maalesef pek bir işinize yaramaz.

Hata #10: 2’si 1 arada modellerin dizüstü bilgisayar ile aynı olduğunu düşünmek

Tabletler, 2’si 1 aradalar ve dizüstü bilgisayarlar birbirlerinden ayrı kategorilerdir. Kendi içlerinde tam olarak değiştirilemezler. Yapmak istediğiniz işlerin çoğunu klavye takılmış bir tabletle de yapabilirsiniz belki ama benzerlikler burada sona erer. Tabletler hala çoklu görevlerde, hızlı vveb gezintisinde, kompleks uygulama kullanımı ve ağır yazılım çalıştırma konusunda ciddi anlamda geridedirler.

Bir şeyin ekranı ve klavyesinin olması demek, bir dizüstü bilgisayarın yapabileceği her şeyi yapabildiği anlamına gelmez. Bu durum, tek özelliğe odaklanma hatasının karşıtıdır. Eğer tüm özellikleri görmezden gelirseniz bir makinenin ne yapabildiği konusunda tahminler yürütmeye başlarsınız. Bu alan oldukça tehlikelidir, dikkatli olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.