Final Fantasy XII Zodiac Age

Final Fantasy XV sayesinde tüm dünya FF efsanesini bir kez daha yaşadı ama 15. oyun bir efsane olmaktan uzaktı. Oysaki eski­den, yedinci oyunla başlayan iyi bir gidiş vardı. Hiçbir FF oyunu boş değildi ve FFXII ile de çok iyi bir değişim yakalanmıştı.

Şöyle ki, FFXH’den önceki tüm FF oyunları standart bir sıra tabanlı savaş sistemi içer­mekteydi. FFXII ile birlikte çok daha dinamik bir oyun mekaniği geldi ve artık savaşlar, farklı bir bölüme geçmeden, harita üzerinde, gerçek zamanlı olarak yapılıyordu.

FFXII’nin bir başka güzelliği daha vardı; o vakte kadar FF oyunları hep dünyayı kurtarmak üzerine şekillenmişti lâkin bu oyunda politika ve milletlerin birbirleriyle savaşı söz konusuydu. Görsel anlamda da büyük yenilikler vardı oyun­da lâkin şu döneme uyarlanan Zodiac Age için bunu söylemek pek mümkün değil.

Büyük düşmanlara karşı savaşırken mutlaka bir adamınızı şifacı konumuna oturtun.

Evet, büyük ihtimalle seneler seneler önce oynamış olduğunuz ve hakkında pek az detayı hatırladığınız FFXII, “remastered” versiyonuyla karşımızda. Aslına bakarsanız değişimler çok fazla değil ama oyunu bir ölçü ileri götürmüşler diyebiliriz.

Öncelikle grafikler… Artık kaplamalar HD kali­tesinde ama her detayla da çok fazla uğraşıl- madığından çoğu zaman dümdüz kaplamalar görebiliyoruz.

Bundan daha önemli bir yenilik, karakter­lerimize sınıflar seçmemiz istenmesi. Eğer hatırlarsanız daha önce istediğimiz karakteri, “license board” adındaki yetenek tablosundan istediğimiz gibi geliştirebiliyorduk. Bu bence hiç de fena bir sistem değildi ama şimdi 12 kadar farklı sınıfa özel yetenek ağaçlarıyla işler daha da derli toplu olmuş. (Ben Vaan’ı Bushi ile Katana’lı bir savaşçıya döndürdüm örneğin.)

Bir başka yenilik de Trials adındaki savaşlar. Bunlara dilerseniz oyunun hemen başında da ulaşabiliyorsunuz fakat mücadelenin sonunu getirebilmek adına her anlamda gelişmiş bir takıma ihtiyacınız bulunmakta. Bunun nedeni de art arda gelişen savaşların hızla zorlaşıp FFXII dünyasındaki zorlu düşmanlara doğru ilerlemesi.

Bunların yanında birkaç ufak yenilik daha var ama onları da oyunu alınca keşfedersiniz.

Fakat zaten tahmin ediyorum ki bu oyunu çoğunuz ilk defa oynayacaksınız çünkü PS2 zamanından kalanlar artık çoluk çocuğa karışıp oyun dünyasını çoktan terk etmiş olmalı.

Size şöyle söyleyeyim, FFXV’in yarattığı hayal kırıklığının ardından Zodiac Age ilaç gibi geldi. Oynanış eğlenceli, konu sağlam, yapa­cak iş gani, her savaşın ardından kazanılan LP’ler ile yetenek ağacında bir bir eşyaları, yetenekleri açmak apayrı bir keyif… Görsel kaliteye çok takılmazsamz, FFXII: Zodiac Age’i yepyeni bir oyun gibi görmeniz, işten bile değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.