Horizon Zero Dawn Oynadınız mı?

Dinozorlar robota, insanlar ilk çağ askerlerine dönüşür yurdumda

Fanboy olmaktan çok uzak bir karakter olarak şunu söylemek zorundayım ki Microsoft, bu nesil­de resmen Xbox’i terk etti. Xbox 360 ile bir önceki neslin galibiydi Microsoft fakat şimdi konsola özel maalesef pek bir şey göreme­mekteyiz.

Sony ise PS4’e özel oyunları bir bir dizmek­te. Güçlendirilmiş PS4 Pro ile de bu yeni oyunların her birine destek veren firma, bu nesli kuşkusuz ki lider konumda bitirecek. Horizon Zero Dawn da bu atılımlardan bir tanesi ve iki E3’tür kendisini oyun arena­sında görmekteyiz. Yapımını Killzone’un arkasındaki isim Guerilla Games’in üst­lendiği Horizon, ilk aşamada mükemmel görselliğiyle dikkat çekiyor ve gamepad’i elinize aldıktan sonra oynanışın ne kadar iyi olduğunu görüyor, oyundan da bir daha kopamıyorsunuz. En azından oyunun demo- sunu oynayabilen şanslı kişilerin düşünceleri bu şekilde.

Mekanize birlik

Aslında ilk bakışta oyunun havası Far Cry Primal’a bir hayli benziyor. Far Cry Primal di­rekt olarak bizi geçmişe götürmüştü, Horizon ise geleceğe götürüyor ama insanlık dünyayı terk ettiği için yine ortam antik çağlardan kalma gibi.

Horizon günümüzden tam 1000 yıl sonrasını konu almakta. Yıl 3017. Bir an 3017’ye ışın­landığımı düşündüm de çok acayip geldi… Dünya savaşlarını falan geçelim, şayet yıkım vs. olmayan bir ortam olsa 3017 nasıl olurdu acaba? En azından Mars’ta ciddi bir koloni­leşme olurdu diye tahmin ediyorum. Kendi kendini çevirebilen uzay üsleri de yaşanabilir platformlar olarak hizmet verirdi bence. Her türlü biyonik uzuv da üretimde olduğundan parası olanlar bir çeşit ölümsüzlüğe ulaşacaktır. Bir de beyin fonksiyonlarını makineye aktarmayı becermişlerse, zaten olay kopmuştur.

Fakat Horizon’da hiç de böyle bir durum yok. İnsanlar dünyayı terk etmek zorunda kalmış zira bir çeşit makineleşme durumu olmuş ve robotlar dünyayı ele geçirmiş. Bunu da dünyadaki hayvanları kopyalaya­rak gerçekleştirmişler. Son derece tehlikeli olan bu robotlar elbette uygarlığı da ta­mamıyla bitirmiş, insanlar tekrar mağara hayatına dönmek zorunda kalmış. Doğa da bu arada kendini toparlamış, ortam hep çayır çimen… Yani iyi mi olmuş, kötü mü olmuş, tam idrak edemedim arkadaşlar. İnsanları bu dünyanın virüsü olarak düşü­nürsek ortadaki tablo pek de kötü sayılmaz sanki?

Bir yay yeter bana

Ortamı biraz daha tasvir edeyim size… Ala­bildiğine yeşil ormanlarla kaplı ortamlarda artık canlı namına sadece insanlar yaşıyor. Tüm hayvanlar ise birer robota dönüşmüş. Hani Terminator’da makineler örümcek gibi cihazlar yaratıyordu ya işleri halledebilmek için, burada da sanki büyük bir robot beyin dünvadaki havvanları koovalamıs. Etrafta dinozor büyüklüğünde robotlar dolaşıyor, Diplodocus ile zürafa karışımı robotlar sakince yürüyor, kuşlara benzeyen robotlar uçuyor… Aslına bakarsanız daha çok dino­zorlar taklit edilmiş gibi durmakta.

Biz de işte elinde sopayla falan savaşmaya çalışan bir kızcağızın kontrolündeyiz. İsmi­miz Aloy ve bir hayli dandik bir ada sahip olduğumuz çok net.

Aloy, bu yaratıkların hakimiyetinde olan dünyada yaşamaya alışmış bir kabile üyesi. Dolayısıyla bizim olduğumuz yere çömme- mize neden olacak olan robotları gördüğün­de o paniklemiyor, aksine onları avlamak için hemen strateji geliştirmeye başlıyor. Oyundaki nihai amacımız açıklanmadığı için şu anda tek bildiğimiz robotların kötü olduğu ve onlarla karşılaştığımızda temkinli olmamız gerektiği. Oyundaki her robot sal­dırgan değil. Hatta bunların bazılarını binek hayvanı olarak kullanmamıza da izin veriliyor. (Yine Far Cry Primal geldi aklıma…) Fakat bu iş öyle kolay değil… Gösterimdeki örnekte bir yaratığı binek olarak kullanmak için öncelikle onu, elimizdeki halatlarla bağlıyoruz. Daha doğrusu birkaç uzvunu sağlam birkaç yere bağlayınca robot kaçamayacak hale geliyor. Bundan sonra da ona yaklaşıp elimizdeki, nereden bulduğumuzun belli olmadığı bir ci­hazla hack işlemini başlatıyoruz. Saldırganlığı tamamen ortadan kaybolan bu hayvanı da bölgede hızla seyahat etmek için kullanabi­liyoruz.

Dolunay Horizon Zero Dawn, tamamıyla bir açık dünya oyunu. Hatta öyle ki oyunda yükleme ekranı bile görmeyeceğimiz söyleniyor.

Ana görevlerimiz her zamanki gibi mevcut ve buna NPC’Ierden alabileceğimiz yan görevler ekleniyor. (FC Primal? Veya dünyadaki bütün açık dünya oyunları?) Oyunun demosunda, NPC’Ierle olan diyaloglarımız o kadar, ama o kadar kötüydü ki… Animasyon ekibi tüm eforu robotların gerçekçi hareketlerine harcamış, gerisini ise salmış, gitmiş. Eğer mimikler bu kadar kötü bir şekilde final oyuna taşınırsa bilin ki asıl android olanlar bizim kabile.

Açık dünyada robot avlamanın dışında neler yapabileceğimize dair henüz bir bilgi yok. Fakat şunu biliyoruz ki oyunda bir çeşit gece gündüz geçişi olacak. (FC Primal?) Geceleri ışıklandırılmış robotları daha iyi göreceğiz ama daha tehlikeli bir hale mi gelecekler, bunu ancak zaman gösterecek.

Biraz titanyum, biraz plütonyum…

Çeşit çeşit robot var karşımızda, ne güzel. Bunları birer tehdit olarak görmeyi bırak­tığımız anda da kendileri birer malzeme deposuna dönüşüyor. Evet, oyundaki her türlü robottan bir takım parçalar elde edebileceğiz. Bunları yaparak da Crafting yeteneğimizi (FC Primal…) geliştirecek, bu yeteneğimiz geliştikçe de daha farklı silahlar ve tuzaklar üretebileceğiz.

Aloy belki sıradan bir kabilenin üyesi ve teknolojiden de uzak ama robotlara karşı savaşmada kendine has yöntemler geliş­tirmiş. Örneğin birçok tuzak kurabiliyor. Robotları bir süre etkisiz hale getireni de var, patlamalarına neden olanı da… Tuzaklar gibi çeşitli bombalar da üretebiliyor Aloy. Farklı malzemelerle farklı bombalar üretebileceğini de söylememe gerek yok sanırım…

Aloy’un birincil silahıysa sahip olduğu yay gibi gözükmekte. Yayına son derece hakim bir görüntü çizen Aloy, düşmanlarını yenmek için farklı taktikler izleyebiliyor. Şöyle ki robotları zırhlı kısımlarından avlamaya çalıştığınızda başarısızlık da beraberinde geliyor. Fakat eklem yerleri öyle mi… Başarılı birkaç ok darbesiyle robotların hareket kabiliyetlerini kısıtlayıp onları kolay birer ava dönüştürebileceksiniz.

Düşmanlarınıza karşı dümdüz, Rambo taktiği uygulamak da mümkün, gizlenerek düşmanlarınızı şaşırtmak da. Sanıyoruz ki oyunun ilerleyen kısımlarında, belli robotları tek hamlede bile indirebileceğiz; şayet ki bizi fark etmedilerse…

Gerçekle yüz yüze Guerilla Games’i oynanış veya senaryo açısından takdir etmek için erken ama görsellikte yakaladıkları başarıdan ötürü şimdiden bir kutlamayı hak ediyorlar. Özel­likler robotların tasarımları ve animasyonları o kadar iyi gözüküyor ki Horizon bu anlam­da çıtayı direkt olarak yükseltmiş olacak. Eskiden gerçeğe yakın ormanlar, çalı çırpı görünce heyecanlanırdık; gelişen teknoloji yüzünden bu durum biraz sıradanlaştı ama bilmelisiniz ki Horizon’da bu doğa örtüsü konusu da çok sağlam gözüküyor. Kısacası oyun diyor ki, “Beni 4K çözünürlükte, PS4 Pro’da oyna, gözlerin bayram etsin.” Eh, onu kıramayacağım.

Sadece bir ay sonra piyasada olacak olan Horizon için sabırsızlığımız son noktada. Derin bir nefes alıp kendimizi sakinleştiriyor ve önümüze bakıyoruz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.