ilginç Yaşamlar

Okyanusların derinliklerinde gizlenen canlılar bildiklerimize hiç benzemiyor. Göz alıcı parıltılar, anormal boyutlar, garip uzuvlar, korkunç dişler ve dahası… Karanlık ve derin suların zorlu koşullarında yaşayan canlıların her biri birbirinden garip özelliklere sahip.

OKYANUSLARI MAVİNİN tonlarındaki renkleriyle tanı­yoruz. Oysa gezegenimizdeki suların çok büyük bir kısmı ışıktan tamamen yalıtılmış olduğu için kapkara. Yüzeyde ışıldayan mavi dalgalar, derin­lere inildikçe yerini önce loş bir laciverte, 200 metreden son­raysa alacakaranlığa bırakıyor. Bunun üstündeki bölümde fo­tosentez yapılabilecek kadar gün ışığı var. Bu sayede yaşa­mın ortaya koyduğu çeşitlilik de göz kamaştırıcı boyutlarda. Ama bu muhteşem tablo bile biraz daha aşağıya inersek karşılaşacaklarımızla kıyasla­nabilecek düzeyde değil. Öyle ki okyanus yaşamının büyük bölümü aşağıdaki karanlık su­larda gizleniyor.

sun olmak, yaşamak için bir engel değil. Aksine buradaki binlerce türün gelişimine yön veren evrim birbirinden yapıcı çözümler geliştirmiş. 200 metrenin altında yaşadığını bildiğimiz 17.650 tür var. 1000 metrenin altında bulduğumuz türlerin sayısıysa henüz 5700 civarında. Karanlık sular öyle­sine engin ki bizim bu dünyayı keşfetmemiz bir tarafa, bura­da kendi dünyasında yaşayan farklı canlılar bile birbirleriyle zor karşılaşıyor. Çünkü belirli bir noktayı ev edinmiş olan tek bir türün bireyleri arasında bile muazzam mesafeler var.

Aslında güneş ışınlarından tamamen yoksun olsa da çe­şitli derin deniz görevlerinde 1000 metrenin altına inmeyi Işığın kesildiği, yaşamın bambaşka şekilde gelişmek zorunda kaldığı bu sularda yaşayan canlılar için çok daha büyük bir sorun var. Üst kat­manlardaki suyun miktarını düşünürsek, derinlerdeki ba­sıncın gücü ve etkisini daha rahat anlayabiliriz. Hidrosta­tik basınç, okyanus yaşamını yönlendiren başlıca etkilerden biri. Denizlerdeki basınç her ıo metrede, bir santimetrekare- lik alanda ı kilogram artıyor. 30 metre derinlikteki basınç değeri yüzeydekinin dört katı (santimetrekareye A kg) kadar. Okyanusun en derin bölgele­rindeki basınçsa, biz insanların hissedeceği şekliyle: üst üste dizilmiş 50 tane jet uçağının altında kalmaya benziyor. İşte bu yüzden derin sulan araştır­mak. uzayda yolculuk yapmak­tan zor. Peki buradaki canlılar bu olağanüstü basınca nasıl dayanıyor, diye düşünüyor ol­malısınız. Hayat bu koşullarda bile basınca dayanabilen biyo- moleküller üreterek biyolojik süreçleri korumanın bir yolu ıooo metrede her yer zifiri karanlığa bürünüyor. Bu de­rinlikten itibaren dünyanın en geniş, en muazzam habitatı başlıyor. Uzaya yolladığımız in­san sayısı, okyanusların derin­liklerine inebilenlerden fazla. Dolayısıyla buradaki yaşama yakından tanıklık edebilmek pek kolay değil. Gezegenimi­zin. hakkında neredeyse hiç­bir şey bilmediğimiz, çok azı keşfedilmiş, büyük çoğunluğu hala gün yüzüne çıkartılmayı bekleyen olağanüstü tuhaflık­ta bir yaşama ev sahipliği yap­tığı derin sulardaki yaratıkla­rın her biri birbirinden acayip özelliklere sahip. Bu soğuk ve karanlık sular, okyanusların en derin noktası olan Mariana Çukuru nda ıı kilometre derin­liğe ulaşıyor. Işığın tamamen söndüğü noktadan itibaren, en derin noktasına kadar burası, dünya biyosferinin %79’unu oluşturmakta. Işıktan yok başaran insansız araçlar kulla­nan araştırmacılar, bu karanlık suların kendisine özgü ışık dal­galanmalarına sahip olduğunu gördü. Hatta kimi zaman ani ışık patlamalarına da tanıklık ettiler. Bunlar biyolojik ışılda­mayla ortaya çıkıyor. Derin­lerdeki canlılar karanlık bir dünyada hayatta kalabilmek için çeşitli adaptasyonlar ge­çirirken biyolüminesans, yani kimyasal enerjiyi ışığa çevirme becerisi de kazandılar. Ama vü­cutlarından yaydıkları bu ışık­lar bile böyle zorlu koşullarda yaşarken çevreleri üzerinde hâkimiyet kazanmalarına ye­tecek kadar güçlü değil. Dola­yısıyla ileri derecede gelişmiş duyusal becerilere de ihtiyaç duyuldu. Bazıları bu cılız ışığı daha iyi yakalayabilen gözler geliştirdi, bir kısmı da tama­men kör kalıp çevrelerini ko­kular ya da titreşimler yoluyla algılama yetisine sahip oldu.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.