Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

MİDDLE-EART SHADOW OF WAR

Karanlıklar Efendisi Sauron’un nasıl güce kavuştuğunu, Yüzüklerin Efendisi’ni okuyanlar, filmi izleyenler biliyor. Sauron’un nasıl düştüğü de bir “spoiler” sayılmaz artık. Peki Shadovv of Mordor ile tanıdığımız Talion, bu hikayenin neresinde yer alıyor? Cevabı basit: Hobbit ile Yüzüklerin Efendisi arasında kalan bir zamanda. Dolayısıyla Talion’un boşuna bir çaba içerisinde oldu­ğunu söyleyebilir miyiz?

Şaşırtıcı olan da şu ki Talion, Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi’nde tanıdığımız birçok karakterden çok ama çok daha güçlü.

[AdSense-A]

Belki Gandalf’la kapışamaz ama Aragorn’u 2.80 yere sereceği şüphesiz. Celebrimbor adındaki hayalet Elf’in gücünü de yanına alan Talion nasıl başarısız olacak ve başa­rısız olacağını bildiğimiz bir kahramanla Talion, Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi’nde tanıdığımız birçok karakterden çok ama çok daha güçlü, Belki Gandalf’la kapışamaz ama Aragorn’u 2.80 yere sereceği şüphesiz Mordor’u yerle bir etmeye çalışmanın bir anlamı var mı?

Bu soruların yanıtını arayacağımız Shadovv of War, bizi öylesine bir maceraya çı­kartmaya hazırlanıyor ki, eğer sonunun Sauron’un galibiyetiyle biteceğinden bahsetmeseydim, gerçekten başarılı olacağını­za inanabilecektiniz…

Mordor yaylaları

Shado of Mordor’un kaldığı yerden devam edecek olan Shadovv of War, yine bizi Talion’un kontrolüne bırakıyor. (Kendisi hakkında bir takım bilgileri ilerleyen sayfa­larda bulabilirsiniz.) Talion gayet iyi bir sa­vaşçı ve bahsettiğim gibi, Celebrimbor’un yardımını alarak daha da güçlü bir savaşçı­ya dönüşmüş durumda.

Talion kılıcıyla düşmanlarına korku salan, okuyla onları uzaktan indiren ve Celebrimbor’un farklı yetenekleriyle de üstün yeteneklerini sergilemekten kaçın­mayan bir arkadaşımız. Aynı Batman veya DmC, Bayonetta, God of War gibi oyun­larda olduğu gibi, Talion da savaşmaya bir kez başladıktan sonra onu durdurmak mümkün olmuyor. Kılıcını farklı şekillerde savuruyor, düşmanlarını bıçaklıyor, tekme atıyor, yuvarlanıyor, üstlerinden atlıyor ve zavallı Orc’lar da kesilmeyi bekleyen birer inek gibi (Şu an ineklere üzüldüm.)

Talion’u gözlerinin önünde tutmaya çalışıyorlar. Talion, her anlamda Orc’lardan çok daha güçlü ama Orc’ların ve diğer şekilsiz Orta Dünya yaratıklarının da kendilerine göre bir güçleri var: Sayı.

Eğer iri bir düşmana karşı savaşmıyorsa­nız, teke tek dövüşte Talion’un galip gel­meme olasılığı sıfıra yakın. 2’ye bir dövüşte de durum keza böyle. Hatta 3 kişiyle bile çok rahat savaşabiliyor kahramanımız ama bu sayı arttıkça, işler zorlaşıyor. Her ne kadar güçlü bir savaşçı olsa da Talion’un vuruşları, kocaman bir Olog Graug’unkiler- le karşılaştırıldığında bir hayli zayıf. Bu da oynanışı vur-kaç taktiğine dönüştürüyor ve hatta 5+ düşmanla karşı karşıyaysanız ve daha fazlasının gelmesi olasıysa, o bölge­den uzamanızla sonuçlanıyor.

Bu anlattıklarımı Shadovv of Mordor’u oynamış olanlar zaten biliyordu. Yeni olarak bilmeniz gereken şu ki, aynı ortam Shadovv of War’da da devam edecek. Yani SoM oyuncuları, SoW’un başına geçtiğinde ne yapacaklarını daha ilk saniyeden biliyor olacak.

Stakûga the Hürler!

Talion’un yeteneklerine geri döneceğiz ama bundan önce, heyecanı artırmak adına Shadovv of VVar’un en büyük yeniliğinden bahsedelim.

Hatırlarsanız ilk oyunun en büyük özellikle­rinden biri, Nemesis sistemiydi. Oyun dün­yasındaki düşmanlarınız sizden kurtularak, daha güçlü bir halde büyük bir rakip haline gelebiliyordu. Nemesis sistemi yeni oyunda da mevcut ama büyük yenilik bu değil.

Şöyle bir durum var ki, SoW’da Talion’un yepyeni bir yüzüğü bulunuyor. Celebrimbor’un yarattığı bu yeni yüzük Talion’a çok daha fazla güç sağlıyor ve bunlardan en büyüğü de Talion’un kendi ordusunu kurabilmesi.

Evet; aynı Monster Hunter gibi, Talion Orta Dünya macerasını sürdürürken, Sauron’un peşinde koşarken kendisine de bir ordu kurabilecek. Tabii sanmayın ki Sauron’un devasa ordularıyla baş edebilecek bir ordu bu. Talion’un sahip olacağı birlik, ancak bir kaleyi ele geçirecek kadar büyük olacak. Oyun boyunca, sizden kaçıp Nemesis pozis­yonuna geçmiş olan boss’lar da dahil olmak üzere tüm özel ismi olan düşmanlarınızı “Domination” ile kendi tarafınıza geçirebile­ceksiniz. Bu karakterler karargahınızda, kale kuşatması, yani Fortress Assasult için bekler konumda kendilerine birer yer edinecekler. Orc’lar, Olog’lar, Goblin’ler… Her türden VVarchief emrinizde. Her biri farklı güçlere ve farklı zayıflıklara sahip. Bazıları zehirlendi­ğinde anında ölüyor, bazıları ateşe dayanık­sız, bazıları da Caragor gördüğünde kaçıp gidiyor. Bunlara mukabil yaralandıklarında daha da güçlenip kritik saldırılar yapabili­yor veya menzilli saldırılara karşı dayanıklı olabiliyorlar. Bu da şu anlama geliyor: Bir kale kuşatmasına katılmadan önce o kalenin kimler tarafından korunduğuna bakmanız ve karşı tarafın zayıflıklarına göre kendi ordu­nuzu kurmanız gerekmekte. Yoksa başarısız olmanız işten bile değil…

Karakter seçiminde bir konu daha var. Kuşa­tacağınız kaledeki VVarchief’ler, yanlarında birer özellikle geliyor. Örneğin kale komu­tanı kale duvarlarının güçlendirilmiş taştan yapılmasını sağlıyor. Emri altındaki diğer komutanlar güçlendirilmiş kale kapıları getiriyor, bir başkası baltalı Shock Troops adındaki güçlü askerleri emrinde barındırı­yor vb. Neyse ki aynı tipte özellikleri bizim ordumuzdaki komutanlar da taşıyabiliyor. Saldırı birliğimize kocaman Olog-Hai’ler ekleyebiliyor, kalenin üzerinden aşağı ateş yağdırabilecek ejderhalar çağırabiliyor, kale duvarlarını asit yağmuruna tutabilecek yara­tıkları ordumuzun içine yerleştirebiliyoruz. Ordumuzdaki altı komutandan her biri, üç farklı “güçlendirme” ile yeteneklerini savaş alanına taşıyabiliyor ama bu üç özellikten sadece bir tanesi aktif olabiliyor. Hangi seçeneği seçeceğinizi de yine kuşataca­ğınız kaledeki düşman kuvvetlerine göre şekillendirebiliyorsunuz. (Oyun hakkında o kadar fazla bilgi yayımlandı ki, oynamış kadar olduk. Adamlar hiçbir özelliği paylaş­maktan sakınmıyor, çok acayip. Herhalde oyunun Ağustos ayında çıkması planlandı­ğında oyun gerçekten tamamlanmıştı ve şu anda bitmiş oyundan kesitleri bize sunup duruyorlar. Niye çıkışı Ekim ayına ertelediler acaba… Bir parantez içinde de ancak bu kadar çok şey anlatılırdı!)

Kale kuşatması konusu bitmedi. Ordu­muzu belirledik ve savaş başladı. Burada olay bir anda MOBA formatına dönüşüyor diyebiliriz. Amacımız üç farklı noktayı ele geçirip bayrağımızı dikmek. Bu noktalar bolca adres ve birer mini-boss ile korun­makta. Hepsini ele geçirdiğimizdeyse kale komutanı meydana çıkıyor ve gördüğümüz kadarıyla bu komutanlar, çok ama çok güç­lü. Onları nasıl yeneceğimiz, nasıl taktikler izleyeceğimiz konusu da incelemeye kalsın yoksa gerçekten oyunu oynamanıza gerek kalmayacak.

Kale komutanını yendiğinizde de o kaleyi ele geçirmiş oluyorsunuz ve -eğer varsa- bir başka problemi daha çözmüş oluyorsunuz. Misal kale komutanım öldürmek, civardaki alarmların tümünün etkisiz hale gelmesini sağlayabiliyor. Böylece bir başka bölgeyi ele geçirirken alarmları dert etmenize gerek kalmıyor.

Elbette bir bölgeyi ele geçirmiş olmanız, Sauron’un hoşuna gitmeyecek. Aynı sizin kaleyi kuşatmak için hamleler yaptığınız gibi, Sauron da bu bölgeyi tekrar kendi kontro­lüne geçirmek için ordularını yollayacak. Bu yüzden de yeni kalenize bir Overlord seçip o kaleyi diğer komutanlar ınızla birlikte defansa bırakmanız gerekiyor.

Buz mu, ateş mi, zehir mi?

Talion’a geri dönelim. Önceki oyunda Talion’un birçok farklı yeteneği bulunuyordu ve seviye atlayarak kazandığımız yetenek pu­anlarıyla, Talion’u güçlendirebiliyorduk.

Yeni oyunda da benzer bir sistem bulunu­yor lâkin bu defa Talion gerçekten çok fazla yeteneğe sahip. Kahramanımızın yetenekleri 6 kısma ayrı­lıyor: Combat, Predator, Ranged, VVraith, Mounted ve Story. Her kısımda da 5-6 farklı yetenek bulunuyor ve her yeteneğin de 2-3 tane güçlendirmesi var. Yetenekleri yetenek puanlarıyla açıyor ve güçlendirmeleri de yine bu puanları harcayarak satın alıyoruz.

Combat Talion’un kılıcıyla yaptığı, birçok düşmana karşı savaşırken gerçekleştirdiği hareketleri kapsayan yetenekleri oluşturu­yor. Predator gizlilikle düşmanlarını avla­masını, Ranged Elf okuyla yaptığı saldırıla­rı, VVraith de Celebrimbor’un sağladığı özel yetenekleri içeriyor. Mounted’da Talion’un bineklerine sağlanan yetenekler, Story’de ise kahramanımızın senaryo modunda iler­lerken otomatik olarak kazandığı özellikler bulunmakta.

Örneklendirmek açısından VVraith başlığı altında neler olduğuna bir bakalım…

Wraith başlığı altındaki ilk yetenek, Brace of Daggers. Talion’un “ruhani” bıçaklar fırlatmasına yarayan bu yetenek, üç farklı şekilde güçlendirilebiliyor. Serrated Edge bu bıçakların kritik hasar verme olasılığını artırıyor, Swift Barrage ilgili tuşa basarak art arda üç tane bıçak fırlatmanızı sağlıyor, Rain of Blades de bu sayıyı beş bıçağa çı­kartıyor. Bu geliştirmelerin her biri yetenek puanı istiyor ve sadece bir tanesini aktif olarak kullanabiliyorsunuz.

VVraith ın getirdiği ikinci yetenek, Elven Light düşmanlarımızı geri püskürtüp sersemlemelerine yarıyor. Bu yeteneğin üç güçlendirmesi de sırasıyla bu özelliğe ateş, buz veya zehir ekliyor. Düşünün ki karşını­za zehre karşı dayanıksız bir VVarchief çıktı; bu düşmanla dövüşürken zehir güçlendir­mesini aktive etmek isteyeceksiniz.

Ice Storm, wraith yetenek ağacının üçüncü yeteneğini oluşturmakta. Düşmanlarınızı dondurup art arda saldırılar yapmanızı sağlıyor Ice Storm ve ilk güçlendirmesi Wraith kısmının son ayağında ise Treasure Hunter bulunmakta. Bu yetenek de düş­manlarımızın düşürdüklerini otomatik olarak toplamaya yarıyor. Güçlendirmeleri arasında ise yüksek seviye düşmanlardan daha iyi loot düşmesi, Dominion ile düşmanlarımı­zı kendi tarafımıza daha hızlı geçirme ve rakiplerimizin daha kaliteli mücevherler bırakması yer alıyor.

Gördüğünüz gibi sırf Wraith özellikleri bile bir dünya farklı yetenekle dolu ve oynayı­şınıza göre Talion’u şekillendirmek de sizin elinizde. Her yeteneğin, her güçlendirmesini satın almanız da gerekmiyor gibi gözüküyor lâkin farklı düşmanlara daha etkili olacak güçlendirmeler de oyunda gerekebilecek. Oyunu durdurup hangi güçlendirmenin aktif olduğunu ayarlamak da oyun boyunca kullanacağımız bir strateji olacak.

Hangi Orc daha güçlü?

Açıklanan bilgilere göre oyunda bir çeşit Arena sistemi de bulunacak. Buradaki olay­lar sizin oyun dünyasındaki aktiviteleriniz- den bağımsız gelişecek ve arena dövüşleri­ne daha çok seyirci kalmanızı isteyecek. Şöyle ki, oyundaki her bölgede bir savaş arenası bulunacak. Colosseum benzeri bu arenalarda farklı kabilelere mensup, farklı ırklardan savaşçılar birbirleriyle dövüşecek, yenen daha da güçlü bir hale gelecek. Bu bölgelerde kendi tarafımızdaki askerlerin savaştırılabileceği belirtiliyor ve dilersek savaşlara birer “ajan” yollayarak da olan biteni gözlemleyebileceğimiz söyleniyor.

Dilersek bu dövüşün tam ortasına girip herkesi öldürmeye çalışmamız ya da kendi tarafımızı savunmamız da mümkün ama o zaman foyamızın ortaya çıkacağı da aşikar. Arenaların nihai fonksiyonlarını henüz tam anlamamış olsak da mutlaka işe yarar birer özelliği olacağını tahmin ediyorum.

Shadow of Mordor 2.0

Tüm olan bitene şöyle bir baktığımızda da görüyoruz ki elimizdeki bu “yeni” oyun, bir hayli önceki oyuna benzemekte. Hatta öyle ki, neredeyse aynısı bile diyebiliriz. Her videoyu izlediğimde, her bilgiyi okuduğum­da heyecanlanmama neden olan en büyük olgu ise olayların Orta Dünya’da geçiyor olması.

[AdSense-A]

Yapımcılar SoW’un Yüzüklerin Efendisi’nden daha çok öğe içereceğini de belirtiyor ama yine de çok fazla bağlantılı konu olacağını sanmıyorum. Yine de o dünyanın bir kısmın­da olup, Cirith Ungol, Nurn ve Gorgoroth gibi bölgelerde Orc peşinde koşacak olmak başlı başına heyecan yaratıyor.

SoW’un heyecan yaratan bir diğer tarafı da bağımlılık yaratabilecek bir oynanışa sahip olması. SoM’da dövüş mekaniği o kadar iyiydi ki bir yerde, bir düşman gördüğü­nüzde ona saldırmadan duramıyordunuz. Talion’un yeni yetenekleriyle birlikte bu olay daha da iyileşmiş durumda. Videolardaki sa­vaş anlarında elimde bir gamepad olmasını o kadar çok istedim ki… Resmen özlemişim. Oyuna eklenen ordu kurma mekaniği de dövüşlere ve Warchief karşılaşmalarına an­lam katmışa benziyor. Artık durup dururken güçlü bir Orc komutanını öldürmek zorunda değiliz çünkü onu saflarımıza çekip bir ordu komutanı olarak kullanabileceğiz.

Yine de tüm bunlar elimizdeki oyunu ne orijinal yapıyor, ne de bambaşka bir yere koyuyor. Elimizde “yükseltilmiş” bir Shadow of Mordor var, bunu görmezden gelemeyiz. Fakat şimdiye kadar sadece bir tane bu seriden oyun oynadığımızı varsayarsak, ikinci bir kez Sauron’un hükümdarlığına baş kaldırmak hiç de fena olmayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.