MONSTER HUNTER WORLD

Monster Hunter

Uzun zamandır beklediğim Monster Hunter: Worldijn yalnızca PS Plus sahiplerine özel betasına katıldım dostlar bu ay ve her şey beklediğimden de iyiydi. Girizgahı uzat­madan mevzuya giriyorum zira anlatacak çok şey var.

Öncelikle grafiklerden bahsetmek gerek. Bize sunulan hem orman hem de çöl haritası muaz­zam detaylarla süslenmiş, gerçek bir ekosisteme ve bizden hariç gelişen bir sürü rastgele olaya sahip. PS Pro sahipleri çözünürlük, daha detaylı grafikler ve kare sayısı arasında seçim yapma şansına sahip olacaklar ki Xbox One X sahipleri de benzer bir şansa sahip olurlar diye düşünü­yorum. Ortamlarda gördüğümüz her canlının orada olma sebebi var ve bu yaşayan dünya hissi yapımcıların da defalarca üstüne bastığı gibi oldukça büyük bir yer kaplıyor oyun deneyimin­de. Sadece avladığınız büyük yaratıklarla değil en küçük yaşam birimlerinden karıncalar, kurba- ğamsı amfibi canlılar ve hatta bok böcekleriyle bile bir etkileşiminiz mevcut. Haritalar küçük bölgelere bölünmüş ama eski serilerde olduğu gibi bölge değiştirirken gelen yükleme ekranları artık yok, kesintisiz şekilde seyahat edebiliyor­sunuz. Hatta ekipmanlarınızı görev sırasında değiştirmenize imkân sağlayan kamplar arasında bile yükleme ekranı olmadan seyahat edebiliyor­sunuz ki bu oyunu inanılmaz akıcı yapmış.

Peki avlanmak nasıl, hayvanlar nasıl? Öncelikle bu sefer daha bir avlanıyoruz gibi hissediliyor çünkü avlamamız gereken canlının izini yanımız­daki böcekler yardımıyla sürüyoruz. Hayvanın salyası, ayak izleri, kabuğu veya geride bıraktığı leş bu böceklere yol gösteriyor. Ha onlara bel bağlamadan kendiniz de sadece gözlem yar­dımıyla iz sürebilirsiniz zira ortama büyük bir yaratık geldiğinde diğer hayvanlar ona tepki gösterip kaçışıyorlar. Savaşlar klasik Monster Hunter kıvamında bol aksiyonlu geçse de silah­lara yapılan ayarlar ve daha kaliteli animasyonlar epey farklılık yaratmış iyi anlamda. Bir kere vuruş hissi çok daha tok ve güçlü, aynı şekilde canavar size vurduğunda da darbeyi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Silahların vurduğumuz yerlerde yara berelere sebep olması şahane ve yaratık animasyonları da muazzam detaylara sahip.

Eşyaları kullanabileceğiniz dairesel menü işe yaramakla beraber hayvanla boğuşurken insanın eli ayağına dolaşıp kolayca yanlış eşyayı kullanabiliyor, ona biraz ayar şart yani. Kaynak toplamaksa koşarken yaptığımız çok hızlı bir şekle bürünmüş. Ben özellikle menzilli silahları çok çok daha faydalı buldum bu sefer ve artık zırh ayrımı olmadığı için ana oyunda onları kesinlikle kullanırım. Yine Hunting Horn ve Hammer silahları da nihayet ilgi görmüş ve kullanım­ları biraz daha pratikleşmiş. Elbette Monster Hunter’öan bahsediyoruz, belli bir zorluğu var. Bunu özellikle Rathalos ve Diabios’a karşı kapışırken hissettim. Biri toprak altından, diğeri havadan saldıran bu dev ejderimsi canavarlara inanılmaz bir emek harcandığı çok belli. Eski oyuncuları bile şaşırtan hareketleri, gerçekten acıtan darbeleriyle yine başımızı ağrıtacaklar belli ki. Bir de iki yaratık karşılaştığında yaşanan mücadeleler kesinlikle görülmeye değer ve nasıl bir işe giriştiğinizi size hatırlatıyorlar. Son olarak aynı görevleri yaklaşık olarak 14’er kez yapmama rağmen hiçbir canavar daha önce ol­duğu yerde değildi ve bulmak için bazen epey uğraştım, bu da oyunun grind bazlı yapısının artık daha dinamik olacağını müjdeliyor gibi.

İşin çoklu oyuncu kısmıysa her zamanki gibi çok eğlenceli ve bu sefer iletişim gayet rahat. Kedimizin en kritik anlarda yardımımıza koşma­sıysa serinin olmazsa olmazlarından. Yani kısa­cası epey memnun ayrıldım ben bu betadan ve oyun hakkında herhangi bir şüphem de kalma­mış durumda. Güzel de bir hikâye sundular mı tadından yenmeyecektir.

Bu noktada Capcom’un bedava DLC’Ierle oyunu sürekli olarak besleyeceğini hatırlatmak isterim (ki son açıklamalara göre oyunun tek kişilik senaryosu yaklaşık 50 saat sürecekmiş). Yani oyunun sızan 35 yaratıklık içeriği sürekli genişleyecek ve bu noktada ben kesinlikle eski serilerden favorilerinin de oyuna ekleneceğini düşünüyorum Tigrex, Deviljo ve Zynogre gibi. Ocak sonunda av sezonu başlıyor anlayaca­ğınız, siz de eğer seriye şimdiye dek mesafeli durduysanız veya hiç tanışmadıysanız Monster Hunter World bunu yapabileceğiniz en iyi yer olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.