Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

MOUNTH AND BLADE II BANNER LORD

NAL VE ÇELİK SESLERİ İYİCE YAKLAŞIRKEN

Arada küçük sürprizler yapın sevdiceklerinize, onları şaşırtın demiyorlar mı? TaleWorldso arayı biraz uzun tutuyor olabilir belki, ama olsun. İlk oyunun çıktığı gün yaptıkları gibi bir sürpriz gelecek sonunda diye umutla bekliyoruz yıllardır. Nitekim bu bekleyişin son demlerine geldiğimizin işaret fişeği oldu Gamescom. Mount&Blade II: Bannerlordun tek kişilik hikâye modun- dan bir oynanışla yüreğimize bir nebze de olsun su serptiler. Yolun sonuna yakın olduğumuzu, yılların özleminin 2019’da son bulacağını öğrenmiş olduk.

Kalbimizde ve kişisel oyunculuk hikâ­yelerimizde kendisine sağlam bir yer edinmiş oyunun devamı beni bir miktar korkutuyordu açıkçası. Belki beklentileri karşılayamayacak, çok eleştirilecek, zaten emekleme sürecinden bir türlü çıkamayan oyun sektörümüzü yeniden bir fetret devri­ne sokacaktı. O yüzden endişeleniyordum. Geçmiş zaman kipiyle yazdığımı fark ettiniz değil mi? Gözünüzden de hiçbir şey kaç­mıyor maşallah:) Gamescom sonrası daha rahat ve umutla bakabiliyorum geleceğe; “MountAnd Bladell iyi bir oyun olacak”cüm­lesini daha özgüvenli bir şekilde kurabiliyo­rum artık.

Gamescom’u atlılar bastı!

Katılımcılara oynatılan kısımda karakter yaratma ekranı açık değildi, bunun yerine yapımcıların hazırladığı üç karakterden birini seçip oyuna giriyordunuz. Yapımcı, detaylı bir karakter ekranı bulunduğunun altını çizdi. Böylece hepiniz içinizdeki Kara Murat’ı, Battal Gazi’yi, Malkoçoğlu’nu bil­gisayar ekranlarına taşıma şansına sahip olacaksınız, endişeniz olmasın. Karakter gelişim ekranında ciddi bir değişiklik yapıl­dığı görülüyor. Kullandıkça geliştirdiğiniz 18 özellik var, bu özelliklerin kendilerine has yetenekleri bulunuyor. Dolayısıyla genel bir tecrübe puanı kazanıp onu istedi­ğiniz gibi dağıttığınız oyunlardan farklı bir tablo söz konusu.

Bir de yetenek odaklama (skill focus) diye bir özellik bulunuyor. Bu özellikle nereye yoğunlaşacağınıza karar verme ve karakterinizi o alanda daha hızlı geliştirme imkânınız bulunuyor. Her seviye atladıkça verilen 2 yetenek odak puanınızı nereye harcayacağınıza karar vererek kendi stilinizi zamanla oturtacaksınız anladığım kadarıyla.

Oynatılan kısımlarda silah, zırh vs.’yle kişiselleştirmede çeşitlilik hakkında fikir verebilecek noktalar da bulunuyordu. Envanter ekranında silahlar, zırhlar ve çeşitli teçhizatın karakterin görünümünü nasıl değiştirdiğini görebiliyordunuz. Tam bu noktada belirtilebilecek bir şey; karakterin savaş durumu ve sivil hali (şehirlerde ge­zerken bulunacağı hal) arasında bir ayrım yapıldığı ve karakter envanter ekranında bu iki durumun ayrı şekilde düzenlendiği­ne ilişkin detaydı. Böylece karakterinizin şehirde hangi kıyafetle dolanıp hangi silahı taşıyacağını, savaş halinde hangi zırhı giyeceğini, hangi silahları kuşanacağını belirleyebiliyorsunuz.

Oyuna eklenen bu türden ufak detaylar bana kalırsa alınan zevki artıran hoş geliştirmeler. Yapılan pek çok geliştirme ve yenilikle yapımcılar bu konuyu önemsediklerini ortaya koymuş dürümdalar. Bunun altını özellikle çizmek gerektiğini düşünüyorum, çünkü arayüz oynanışı kolaylaştıran ve hızlı hamleler yap­manıza imkân veren dokunuşlarla çok hoş bir hal almış. Mesela görev alacağınız kişile­re ve şehirdeki belirli noktalara hızlı erişim, karakteri görev peşinde bir o yana bir bu yana koşturup duranlar için çok faydalı bir özellik olacak şüphesiz:) Şehirde gezerken Alt tuşuna basarak önemli kişilerin, yerlerin ve nesnelerin görüntülenebilmesi de bir başka kolaylık.

Karakter ilişkilerinin oyuna etki etti­ğini de öğrenmiş olduk bu arada. Lider karakterlerle ilişkiler geliştikçe size daha fazla destek olabileceklerini, ayrıca bu karakterlerin kendilerine has özelliklerinin olduğunu, o özelliklerin de bize sağlaya­cağı desteği etkileyebildiğini öğrendik, sevindik. Ordunuzu hızlıca geliştirmenizde bu karakter ilişkilerinin ne derece etkili olacağını görmek için bir süre daha bekle- yeceğiz mecburen. Karakterlerle konuşma ekranlarındaki animasyonlar da hoşuma gitti ayrıca.

Savaşlar alıştığımız gibi işte. Yine çok zevkli, keyif dolu saatler bizi bekliyor.

Baltayı taşa değil adamların böğrüne böğ­rüne vuruyoruz. Veya bizi taşlayan kendini bilmez haydutların adamlarımız tarafından şişe dizilmelerini izliyoruz. Tercih bize kal­mış. Savaş sonrası ekranında özet bilgileri görebiliyor, seviye atlayan adamınızın bulu­nup bulunmadığını takip edebiliyor, takip eden ekranlarda da o adamın geliştirilecek özelliğini seçebiliyoruz.

Son olarak, gördüğüm kadarıyla onlarca, yüzlerce saati gömebilecek dolulukta bir haritayla karşı karşıya bulunduğumuzu belirterek istemeye istemeye de olsa sözü toparlayayım.

Her oyuncu At & Pusat’ı tadacaktır!

Belki burun kıvıranlar, bu oyunu bir The W ite her, Assassiris Creed, The Elder Scrolls’\s kı­yaslayıp “Bu grafikler ne böyle, bu anlmas- •. yon olmuş mu?” diye serzenişte bulunanlar çıkacaktır. Fakat bu oyunun bir AAA oyun olmadığını, ama kendi ölçeğinde sunduğu tecrübeyle nev-i şahsına münhasır bir oyun olduğu kabul etmek, hakkını teslim etmek gerekir.

Çok şey var anlatmak istediğim fakat şimdilik bu kadarla yetinmemiz lazım. Nasıl olsa oyun çıktıktan sonra bol bol konuşa­cağız. Şahsi düşüncem, kendisinden bahsettirmeyi başaracak bir yapımın geldiği yönünde. O zaman nalbantlara haber salın, demirciler de ocaklarını harlasın. Bol atlı ye pusatlı günler bizi bekliyor!!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.