Patapon Remastered

Hani yenilikçi oyun nedir diye bir soru vardır ya, işte bana bu soru soruldu­ğunda aklıma ilk gelen oyunlardan bir ta­nesi Patapon oluyor. Evet, yıl 2017 ve halen bu cevabı verebiliyorum. Nedeniyse 2007’de PSP’de çıktığı zaman gerçekten bambaşka bir eğlence sunmuş olmasıydı. Bunu da elbette daha önce pek görmediğimiz bir şekilde yapıyordu.

Patapon adındaki enteresan, Amazon kabi­lelerine benzeyen yaratıkların tanrısı olarak oynadığımız oyunu farklı kılan konu, oyunun müzikle iç içe ilerlemesi ve iyi bir ritim duy­gusuna sahip olmanızı istemesi.

Bölümlere ayrılmış oyunda amacımız, farklı tipteki Patapon askerleriyle önümüze çıkan rakip kabile üyelerini, yaratıkları ve diğer engelleri ortadan kaldırmak ve bölümün sonuna ulaşmak. Elimizdeki askerleri kontrol etmenin tek yolu da dörtlü bir ritim yakalamak. Bu ritim, müzikle birlikte arka planda size veriliyor ve bir süre sonra olaya alışıyorsunuz. Gamepad’in farklı tuşlarına da farklı vuruşlar eklenmiş. Dolayısıyla karakterlerinizi yürütmek için gereken Pon Pon Pata Pon ritmi için farklı tuşlara, farklı zamanlarda basmanız gerekiyor. Bunun gibi geri çekilme, saldırı yapma, savunma gibi ritimler var ve ne zaman, neyi kullanacağı­nıza siz karar veriyorsunuz.

Patapon’larınızı ritmi tutturarak hareket ettirmek apayrı bir keyif ve sıradan bö­lümlerde başarısız olmanız da pek zor. İş boss’lara geldiğindeyse kıyamet kopuyor… Hareketlerin zamanlamasını tutturmak, doğru askerleri takımınızda bulundurmak ve onları güçlendirmiş olmak büyük önem kazanıyor.

Her bölüm sonunda birçok parça kazanıyo­ruz ve bunları da daha sonra askerlerimiz için çeşitli silahlara ve ekipmanlara dönüş­türebiliyoruz. Parçalar çoğunlukla yeterli miktarda düşmediği için de bir bölümü tekrar tekrar oynamamız gerekebiliyor. Bu da zaman zaman biraz can sıkıcı bir hal alabiliyor.

İsminde Remastered geçmesine rağmense oyunda Remaster olmuş pek bir durum yok. Yani PSP ve PS Vita’da Patapon oyunlarını oynadıysanız ve aldığınız tat size yettiyse, oyunun PS4 versiyonunu oynamak için pek bir nedeniniz yok. Kaldı ki Remaster olacağına PSP’den gelen aynı menüleri ve giriş sahnesini kullandığı için de pikseller yüzünüze çarpıp sekebiliyor. Elbette Patapon ile yeniden karşılaşmak güzel bir tesadüf oldu fakat, “Mutlaka alın, almazsanız kendimi şimdi güneşin altında yakarım!!!” diyebileceğim gibi abartılı bir durum yok. Şayet ki daha önce hiçbir Patapon oyununu denemediyseniz, ancak o zaman çok eğleneceğinizin garantisini verebilirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.