Resident Evil7 Beginning Hour

Serinin ilk oyunundan bu yana alışık olduğumuz yapıyı terk eden sevgili göz ağrımız, bu sefer daha ürkünç, daha tiksinç, daha kasvetli ve bir o kadar da lezzetli bir tarzla karşımıza yeniden çıkmaya hazırlanıyor. Sonumuz hayırlı olsun…

LEVEL’ın Resident Evil şube sorumlusu olduğum doğrudur. Yeni bir Resident Evil başlığı çıkageldiği zaman Kürşat’ın aklına ilk ben geliyorum. Bu büyük bir şey, gerçekten. Ama şöyle bir gerçek var ki Resident Evil 7’nin ilk görücüye çıktığı 2016’da, gös­teriyi canlı izlerken karşılaştığım o korkunç oyunun son perdesindeki “Resident Evil VII” başlığını görünce, aklıma direkt olarak şu geldi: “Bir dakika, oyun çıkınca Kürşat bunu bana gönderecek!”

Resident Evil serisini bu kadar sevmemin ve bu oyundan bu kadar kaçmamın sebebini merak etmişsinizdir. İlginç bir ikilem bu. Korku oyunlarını seviyorum ama oynayamıyorum.

Aşırı gerilime gelemiyorum. Genelde oynayanları seyretmeyi ve her korkunç sahnede ağız dolusu küfür etmeyi tercih ediyorum. Şimdiye kadarki tüm Resident Evil oyunları, bir korku teması olmaktan kısmen uzaktı. Görmeye alışık olduğumuz zombiler ve eciş bücüş yaratıklardan ne diye korkalım ki, değil mi? Ama bu oyun… Bu oyun bambaşka arkadaş!

Bildiğiniz gibi, 2016’nın hemen ardından oyunun bir demosu yayınlandı PS4 için. Bu demo zaman içerisinde sürekli güncellendi ve şu anki halini aldı, adı da Beginning Hour olarak kaldı. Ocak 2017 içerisinde de bütün haliyle karşımıza çıkacak. Bu kısa ama boyutuna göre oldukça dolu olan demo, sonunda PC platformu için de görücüye çıktı. Yani an itibariyle bu kısa ve iğrenç (!) serüvenin tadına PC oyuncuları da bakabilecek.

Resident Evil 7 demosunun PC çıkışı, aynı zamanda Kürşat’a yakalanmama da sebep oldu. Neymiş efendim, sitede şu ana kadar hiçbir ilk bakışı yer almamış… “Yer almayıversin canım, çok mu lazımdı sanki!” diyemedim ve demoyu paşa paşa indirip, ıkına sıkıla, öle dirile, gerile gerile bitirdim. Büyük bir cesaretle başladım, tüm cesa­retim 5 dakika sürdü. Gerisini de tahmin edersiniz artık.

Kısaca oyunun, daha doğrusu demonun hikayesinden bahsedeyim. Bir grup çılgın genç (Bu gençlerden biri de biziz.) 3 yıl önce terk edilmiş bir çiftlik evini araştırmaya giderler. Amaçları ise başlarından geçenleri kayıt altına almaktır. Daha ilk dakikalarda, aynı benim gibi cesaretlerini kaybederek geri dönmek isterler ama artık iş işten geç­miştir. Oyunun kahramanı (Kahramandan çok bir zavallı aslında.) olarak yarı baygın bir halde uyanıp o evden kaçmamız lazım ama işte, bu hiç de kolay değil. İğrenç bir ortam, karanlık, kasvet, her kapının arkasından, her köşe başından birinin çıkabileceği düşün­cesi… Bir yandan bunlarla uğraşırken, bir yandan da çıkış yolunu bulmaya çalışıyoruz. Evet, olayın özeti bu. Bu arada, bu kısa serüvende karşınıza çıkacak gizemleri çözerseniz, bir eşya (Ne olduğunu söyleme­yeceğim, sürprizi kaçmasın.) bulacaksınız ve bu eşyayı oyunun tam sürümünde kullanabileceksiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.