Slime Rancher

Youtube’daki slime videolarım bilmeyeniniz yoktur herhalde. Zira bu videolardan en az bir tane çıkarmayan kanalları Youtube ahalisi linç ediyor. Şaka bir yana, artık bu videolardan gına gelmişken ve Slime kelimesini duymak bile istemezken, Steam’deki günlük gezintim sırasında Slime Rancher ile karşılaştım. Başta negatif baktığım ama videolarını izledikçe hoşuma giden bu dünyaya adım atmazsam olmazdı elbette.

Slime Rancher’da dünyadan bir milyon ışık yılı uzaklıkta bir gezegene gidiyoruz. Bu geze­gende oldukça tatlı, “boing boing” diye etrafta gezinen binlerce slime var. Bizim gezegendeki temel işlevimiz ise slime’lardan kurulu bir çiftlik yönetmek. Ancak bunu yapmak o kadar da kolay olmuyor.

FPS kamerasından oymadığımız oyunda, önemli olan iki temel mekanik bulunuyor. Elimizde silaha benzer ilginç bir alet var ancak bu alet bir silah değil, vakum makinesi. Vakum makinamız ile doğadaki birçok eşyayı top­luyoruz veya bırakabiliyoruz. Mekanik şöyle işliyor. Depo alanımızda dört bölme var ve bu nedenle en fazla dört farklı eşya taşıyabili­yoruz. Bu dört eşya için de kapasite sınırlı. Zamanla upgrade yöntemi ile kapasiteyi ge­nişletebiliyoruz elbette. Eşyadan kastım ise etrafta zıplayıp duran çeşitli slime’lar, bunlara vereceğimiz yiyecekler ve bunlardan topladı­ğımız ganimetlerden oluşturuyor. Daha sonra ise topladığımız eşyaları geri püskürtebiliyor ve çiftlik alnına getirdiğimiz tüm eşyalarımızı boşaltabiliyoruz.

Etrafta çok çeşitli türlerde slime’lar yer alıyor. En çok gördüğümüz pembe olanlar ki her yerde oldukları için pek de ihtiyacınız olmu­yor onlara. Onların yerine daha nadir türlere, mavi ve dikenli olanlara, güneşe dayanıksız uçan arkadaşlara veya kedi slime’lara odak­lanmak daha yararlı zira bunlardan elde etti­ğimiz kaynaklar daha değerli oluyor. Bunun yanında sevimli dostlarımızdan kaynak elde edebilmek için onları beslememiz gerekiyor ve her bir türü de farklı besinler yiyor. Örnek vermek pembe olanlar her şeyi yiyorlar ve onları nasıl eslediğiniz fark etmiyor. Bunun yanında sadece sebze yiyen veya sadece meyve yiyen slime’lar mevcut. Hatta kedi olanları sadece tavuk yiyor ve bir tavuk çiftli­ği kurmadıysanız hayli aç kalabiliyorlar. Böyle bir durumda o neşeli dostlarınız suratlarını asıyor ve bu tatlı oyunda can sıkıcı hale ge­liyorlar. Zamanla çiftliğimizi upgrade ederek büyütebiliyoruz. Yumuşak ve yapışkan dost­larımızı koyduğumuz kafeslerin duvarlarını yükseltebiliyor, üzerini kapatabiliyoruz. Zira iyi zıplayan ve uçan slime’lar küçük ve alçak kafeslerden kolaylıkla kaçabiliyor. Ayrıca her zaman uysal olmuyorlar ve sizi yok etmek için saldıran agresif slime’lar ile de karşılaşabiliyorsunuz.

Bunun yanında hem kendi yeteneklerimizi hem de çiftlikteki hayatı birçok yönden geliştirebilmemiz oyunda bizi sürükleyip götüren özellik. İşte slime’ları bu nedenle yakalıyor, onlardan kaynak elde ediyor ve satıyoruz. Elbette bu işler kolay olmuyor. Satmak istediğimiz ürünlerin zamanla fiyatı düşebiliyor ve az kazandırabiliyor. Böyle bir durumda ise kazandığımız para ile daha geniş bir harita alanını açıyor ve daha nadir slime’lara ulaşıyoruz.

Slime Rancher çiftlik hayatını farklı bir boyut ile yönetmek isteyenler için oldukça eğlenceli bir yapım. Oyuna girdikten sonra uzun bir süre çıkamadım ve geri dönmek için sabırsızlanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.