TEKERLEKLİ BİLGİSAYARLAR

 

YZ destekli yazılım şirketi Drive.ai’ın başkanı Carol Reiley otomobillerin bizlerle konuşmasını istiyor.

Çogu kişinin sürücüsüz otomobillerle ilk deneyimi bir kenarda durup bakmaktır.

O yüzden de görevimizin bir parçası şeffaflık, yani araçla­rımızın niyetlerini yayalara iletebilmesini sağlamak. Aracın tavanına monte edilmiş LED ya da lazerle yere yansıtılan görüntüler sözcükler, hatta simgeler aracılığıyla iletişime izin verebilir. Mavi bir ışık kullanarak aracın kendi ken­dine sürüş kipinde olduğunu insanlara belirtebilirsiniz. Unutmayın ki renk körleri bile maviyi görebilir.

Aracın içindeyse derin öğ­renme yöntemiyle araca bir şeyler öğreten yapay zekâdan yararlanıyoruz. Belirli özellikle­rin (şerit çizgileri, refüjler, bisikletliler) tanınmasını sağ­layan neredeyse sonsuz sayıda “eğer, öyleyse, değilse” ifadesi yaratmak istemiyoruz. Yollar­da gerçekleşebilecek olayların gelişigüzelliği düşünülürse böyle bir şeyi kodlamak hiç kullanışlı değil. Bizim yaptı­ğımız türden bir “derin sürüş” nesneleri ve niyetleri tanımla­yabiliyor, veri yığınlarını işle­yebiliyor. Harita oluşturmak­tan nesneleri tanımlamaya, algılayıcılardan gelen girdileri birleştirmeye kadar her işte bundan yararlanıyoruz. Derin öğrenme örneklerden ders alarak daha pürüzsüz sürüş sağlıyor. Araçtaki kesik kesik hareketlerin önüne geçip daha doğal bir his veriyor.

Tabii bir de otomobil kendi kendine gittiğinde günün iki saatini kazanmak var. Bunun gelecekte bir uygulama patla­masına yol açacağını düşünü­yoruz. Otomobili bir bilgisayar platformu olarak düşünürse­niz. burası sizin üçüncü yaşam mekânınız olacak. Olay sadece A noktasından B noktasına git­mek değil. Cep telefonunuzun içinde oturmak gibi düşünün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.