Urban Empire

Bugüne kadar türlü türlü şehir kurma oyunları oynadık. Kaynak sağlama ve kurma oyunlarını da gördük, belli bir kayna­ğın kontrol edilerek ilerletildiği oyunları da. “Günümüzde hala bu tip oyunların çıkması­nın belli bir sebebi var mı?” diye soruyordum yakın zamanda kendime. Neticede ben oyunun metası gereği bazı mekaniklerin artık kesin olarak uygulamada çözüldüğünü ve bu türdeki çoğu oyunun birbiri ile aşağı yukarı aynı zevki verdiğini düşünen, piyasaya çıkmış çoğu Tycoon’u da tüketmiş biriyim.

Daha iyi grafikler ve yenilenmiş oyun dene­yiminin ötesine ne geçebilir diye düşünürken pat diye kendimi Urban Empire incelerken buldum. Kalypso’nun stilistik çizgilerini üzerinde barındıran yapım, bizlere insanlık tarihinin son 200 yılında söz sahibi olma im­kanı veriyor. Bundan kastımız Empire Earth ya da Age of Empire değil, daha çok daha minimalistik bir deneyimden ibaret.

Beş farklı çağda farklı ailelerin seçilmiş bireyleri olarak, bizden beklenen hedefleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Yazıldığı gibi kolay gözükmeyen bir süreç bu, baştan söyleyeyim. Oyuna başladığımız 1700’lerden günümüze uzanan yolculukta teknoloji, bilim, sanat gibi konularda gelişimler göste­riyoruz. Bu gelişimlerle birlikte yeni konutlar ve alanlar açılıyor.

Oyuna bir ailenin ferdi olarak başlıyoruz, başladığımız ailenin getirileri ve götürüleri var. Kimi aile daha iyi yatırımcı ve girişimci­lik özellikleri taşırken, bir başkası militarist bir kafa ile sorun çözmeyi seven bir yapıya sahip. Özellikle oyuna başladıktan sonra fark ettiğiniz bir durum da şu, idare ettiğiniz bölgenizin bir meclisi var. Sahipsiz toprak­lardan bir semt yaratmak istediğinizde bu alanı önce belirliyor, daha sonra da meclisin onayına sunuyorsunuz. Yaklaşık bir takvim yılı süren bu süreçte partileri ikna etme turları atıyor, meclis kulislerinde perva­ne oluyorsunuz. Her şey halkınızın refahı için diye de konuşabilirsiniz, ya da parti liderlerine kaba saba cümleler de kurabilir­siniz. Bu tamamen sizin tutumunuza bağlı. Oyunun güzel yanı da burada başlıyor. Bir hastane dikmek için bile meclisi toparlamak diğer oyunlara göre alışılmışın dışında bir durum gibi gözüküyor ve yadırgayabilirsiniz. Fakat oyuna muazzam bir haz katmış. Ben tren garına ikna edemedim, halkım mağdur oldu, suçu muhalefete attım. Ciddiyim yahu, kabul etmediler tren garı projemi… Ha, yeteri kadar param olsaydı basardım parayı, o bölgeyi kendim imar ederdim. Bunu da yapabiliyorsunuz.

Şehir hayatı, yarattığınız alanlarla birlikte şekilleniyor. Burjuva ve köylü sınıfına göre ister manuel isterseniz de otomatik olarak şekilleniyor oyun. Halkın dengeli olarak iş sahibi olması, konut oranının belli oranda olması gibi konular oldukça önemli. Malum; konutlardan, özel alanlardan ve sanayi bölgelerinden vergi toplayacaksınız. Halkın mutlu olması gerek.

Urban Empire, grafik olarak gözüme oldukça hoş gözüktü. Kolay bir oynanışa da sahip. Tutorial’lar sayesinde çabucak öğre­nip heyecanına ortak oluyorsunuz oyunun. Arayüz bakımından bazı hataları mevcut, bazen ekranlar kilitlenebiliyor. İlerleyen güncellemeler ile onları da aşacaklarına inanıyorum.

Müzikleri ve yarattığı atmosfer ile evin içinde küçük bir belediye başkanı edasıyla gezmenize olanak veren Urban Empire’ın tycoon meraklılarının oldukça ilgisini çeke­ceğine eminim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.