Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

War Thunder

Yapım Gaijin Entertainment Dağıtım Gaijin Entertainment Tür Simülasyon Platform PC, PS4, Mac

Özellikle savaş tarihi ile alakalı çok fazla kitap karıştıran biri olarak War Thunder ile ilk karşılaştığımda oyun henüz Beta sürecindeydi ve sadece uçaklar üzerinden oynamak mümkündü.

O zamanlarda da oldukça yoğun bir oyuncu kitlesi vardı. Oyunun arcade ile simülasyon arasında gidip gelen, seçimli bir yapısının olması da benim gibi oyuncuları mutlu ediyor­du. Dünya Savaşları ile içli dışlı olmanın getiri­si olarak önümüze konan uçak modelleri, mo­difikasyonları, savaş mekanizmaları gibi türlü türlü incik boncuk da aklımı başımdan almaya yetmişti. Küçük yaşlarda uçak maketleri ile za­manını geçiren benim için tarih müzelerinde bile göremeyeceğim çoğu şeyi önüme dijital olarak sunmaları, ansiklopedi kıvamında içerik olması muazzam bir durumdu. Yıllar sonra Kürşat ile lafladığımızda bile -onun da maketler ve benimle paralel olarak savaş tarihi meraklısı olduğunu öğrenmem ile- konu dönüp dolaşıp War Thunder’a geliyordu. Dijital ortamın Red Baronları olup çıkmamızı sağlayan War Thunder, zaman içerinde portföyüne tankları da ekledi. Hem de ne eklemek… 2. Dünya Savaşı’ndan Kore savaşına kadar uzanan dönemde ortaya çık­mış tankları belli periyotlarla ülkeler bazında ekleyen Gaijin, oyuncular için çok ciddi bir çalışmaya imza atıyordu. Oyunun free to play olması da ayrı bir çılgınlıktı.

İkisi bir arada

Piyasada free to play çılgınlığı olan bir dönemde usul usul yerini kapan, oyunculara da kallavi bir içerik sunan Gaijin, World of

Tanks ile birlikte piyasanın ciddi anlamda ilacı oldu. Düşünün, MMO görmekten kusma noktasına gelen biri (Şekil 1-a BEN!) olarak oynayacak kaliteli bir oyun buluyorsunuz.

Bu oyun hem free to play -neredeyse dibine kadar ücretsiz- oluyor, hem de Premium tank ve uçaklar size bariz avantajlar getirmiyor. Kendinizi psikoloğun koltuğuna yatmış, hayatınızdaki boşluğu anlatırken o boşluğu bir adet 88’lik King Tiger namlusunun gelip tıkadığını hissediyorsunuz. War Thunder ile tanışmak tam anlamıyla böyle bir şeydi. Ve yaklaşık 3.5 yıldır da (Steam’in saydığına göre 130 saat, benim hesaplarıma göre 200 saat civarı.) bir uçuş süresi elde ettim. Sonra bir gün Kürşat bana “War Thunder incelemesi yazar mısın?” dedi. O an bir kez daha şok oldum. 3 yıldır oynadığım oyun tam manasıy­la betadan çıkmıştı ve gelişmeye de devam edecekti. İnsan sorgulamadan edemiyor, 3 yıldır zaten neredeyse sorunsuzca oynadığım bir oyun nasıl betada olur? Ve nasıl betadan çıkar? Bu Rus’ları bazen anlamak gerçekten imkansız diyebiliyoruz.

Yapım şu an için uçaklar (VVarbirds terimin­den yola çıkarak kazayla kuşlar dersem sakın yanlış anlamayın.) ve tanklardan oluşan iki bölümde karşımıza çıkıyor. Yakında da gemi­ler ile bizleri karşılayacaklar. Fakat öyle uçak ve tank diye kabaca itham etmek hata olur. Çünkü bu oyun bize tarih kitaplarında anlatı­lanın çok fazlasını sunuyor. Örneğin Stuka ile nasıl bombardıman yapacağınızı bilmezseniz, saldırı esnasında sizi zevkten kudurtan siren sesi anlamını yitiriyor. Ona boşuna Dive Bom- ber demiyorlar. Düşmanınızın üzerinden yük­sek irtifada uçup, burnu aşağı eğip dalışınızı yapıp, 90 derecede onu haritadan sileceğinize inandığınızda bombanızı bırakıp tekrar 90 de­recelik açıp ile geliş yönünüze geri dönmeniz gerekiyor. Aynı şekilde avcı uçakları da çok hızlı ve hafif, aynı zamanda da kırılganlar. Peki, uçan kale’yi hatırlıyor musunuz? Neden uçan kale dediklerini peki biliyor musunuz? B-17’ler her köşesinde bulunan 50 kalibrelik makinalı tüfekler nedeniyle Flying Fortress (“Uçan Kale”) olarak adlandırılmışlardır. B-17, avcı ve önleyici uçakların saldırılarından kendini koruyacak bir kale gibi tasarlanmıştır. Ağır ve hantaldır, fakat bıraktığı bombalar ocak söndüren cinstendir.

Tailgunner’ın yalnızlığı Az önce size iki farklı ağaca ait iki farklı uçak­tan bahsettim. Avcı, ağır avcı, hafif avcı, taar­ruz, hava savunma gibi uçaklar için literatüre geçmiş (referans alınabilecek) kategorilerde ayrılmış birimlere sahip War Thunder. Aynı durum tanklar için de geçerli. Hafif tanklar, uçaksavarlar, tekerlekli toplar, tank avcıları gibi referans kategoriler ile oynadığımız oyun, teknik detaylar söz konusu olduğunda inte- raktif bir ansiklopedi kıvamında.

Tüm bu detaylar oyunun içerisine o kadar güzel yedirilmiş ki, savaş alanı “gerçekten” savaş alanı olarak canlanıyor. Arcade de oynasanız, simülasyon da oynasanız rolünüzü oynamanız size başarıyı getiriyor. Sadece siz değil, takımınızın da sizle birlikte nüans içinde olması gerekli. Ağır bombardıman uçağı ola­rak ön saflarda bomba sallamak istediğinizde sağınızdan solunuzdan geçen iki avcıya yem olmanız içten bile değil. Oyunun en keyifli anlarından biri de kuyruğunuza yapışan uçak­lardan kurtulmaya ya da kuyruğuna yapıştığı­nız düşmanınızı alt etmeye çalıştığınız it dalaşı anları diyebilirim. Hele ki kokpit kamerasından oynuyorsanız keyiften eliniz ayağınız titreye­bilir. O an hiçbir şey umrunuzda olmuyor, tek odağınız kuyruktaki düşman ya da kuyruğuna yapıştığınız uçak oluyor. Rakibin manevrasını tahmin etme, ateş etme aralıkları ile namluyu fazla ısıtmama, yeni mermi şeridini takmak için yeterli zamanı yakalama, rakibin manev­rasından kurtulma ve saniyeler içinde geçen it dalaşının bir ömür gibi gelmesi. Bu dedikle­rimi görsel olarak görmek isterseniz Arturo Pratt’in Sabaton – Aces in Exile animasyon klibini izleyebilirsiniz. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlardan birindeyiz.

Uçaklardan bahsettikten sonra biraz da konserve kutusu Sherman ailesi ve palet­leri altında dünyaya ölüm kusan Panzer ve Tiger’larden bahsedelim. Böyle bir terimi niye kullandım, Amerikan filmlerinde Avrupa kıtasına barış getiren Sherman’lardan neden konserve kutusu diye bahsettim açalım.

Fury filmini çoğunuz izlemişsinizdir. Bir Tiger kaç Sherman’a bedel gözlerimizle gördük. Özellikle Ervvin Aders adlı çılgın bir mühendi­sin 88mm’lik uçaksavarı söküp tanka monte etmesi ile başlayan süreçten sonra (ki bundan önce de Sherman’ların çok başarılı olduğu söylenemez, çoğu amerikan askerinin “bizi konserve kutuları ile savaşa yolluyorsunuz” yakarışına da denk gelebilirsiniz.) Sherman’lar sahada tutunamaz hal almıştı. Savaşın kaderini hızlı tanklar ile değiştirebileceğini düşünen İngiliz ve Amerikan komutanları, Alman mekaniğinin karşısında pek duramasa da bu tankları ürettiler, hem de Tiger’ların başa çıkamayacağı kadar yüksek adetlerle. Neticede Band of Brothers izleyenler bilirler, tuğlaları yıkıp olduğu yerden hareken eden bir Tiger, psikolojik olarak bütün askerlerinuykularını kaçırabilir.

Bu korkuyu da savaş alanında yaşıyorsunuz. İngiltere, Almanya, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya ile hem hava kuvvetle­rinde hem de kara kuvvetlerinde birimler aça­biliyorsunuz. Kara kuvvetlerinde de uçaklarda olduğu gibi ilerleyeceğiniz, uzmanlaşacağınız dalı iyi seçmeniz gerekiyor. Tank avcılarının ayrı, ağır tankların ayrı rolü var savaş alanında. Mürettebatınız uçaklarda olduğu gibi deneyim ve rütbe kazanıyor. Aynı şekilde tankınızı da modifiye edebiliyorsunuz. Daha hızlı bir motor, daha çabuk nişan alan taret, yanıcı mermilere karşı yangın söndürücü gibi kitler mevcut. Yoğun aksiyon arasında saniyeler içinde karar verip bunları uygulamanız gerekiyor. Rakibin tankına göre mermi seçimi de büyük önem taşıyor. Aynı şekilde düşmanını tanı mottosu burada da önemli rol üstleniyor. Karşınızda bir Tiger var ise onun zırhının neresi zayıf iyi bil­meniz gerek. İlk atışta alamadığınız bir rakibiniz için rakibin atış alanını bozacak manevralar hayatta kalmanızı sağlayacaktır.

Özetle War Thunder çok keyifli bir oyun, size böyle sayfalarca anlatabilirim, Free to Play olmasından da mütevellit indirip oynamaktan çekinmeyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.